verbverb

abound with

-le dolup taşmak

Anlamı (Türkçe)

“abound with” bir şeyin bol miktarda içermesi, -le dolu olması, çokça bulunması anlamına gelir. Genellikle bir yerde/şeyde belirli bir unsurun (ör. fırsatlar, hatalar, örnekler) çok fazla olduğunu vurgulamak için kullanılır.

  • X abounds with Y → X, Y bakımından bol / Y ile dolu

Örnek anlam karşılıkları:

  • The report abounds with errors. → Rapor hatalarla dolu.
  • The forest abounds with wildlife. → Orman yaban hayatı açısından çok zengin.

Kelimenin parçaları

  • abound: bol olmak, çokça bulunmak
  • with: ile (bir şeyle dolu olma ilişkisini kurar)

İngilizce eş anlamlılar (Synonyms)

Bağlama göre:

  • be full of
  • be filled with
  • be packed with
  • teem with
  • swarm with (özellikle canlılar/insanlar için)
  • overflow with
  • be rich in

İngilizce zıt anlamlılar (Antonyms)

Bağlama göre:

  • lack
  • be lacking in
  • be devoid of
  • be scarce in
  • be short of

Not (Kullanım)

“Abound” tek başına da kullanılır:

  • Opportunities abound. → Fırsatlar bol.
    Ama “abound with” belirli bir şeyle dolu olmayı daha açık biçimde ifade eder.

Make “abound with” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

On weekends, the market often abounds with fresh bread and ripe fruit.other

Hafta sonları, pazar sık sık taze ekmek ve olgun meyveyle dolup taşar.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).