nounadjectiveverb

advance

avans · önceden · ilerlemek

To move forward or make progress in something.

Advance kelimesi İngilizce'de çeşitli anlamlara sahip çok yönlü bir kelimedir. Türkçe’de bağlama göre farklı şekillerde açıklanabilir.


1. Fiil olarak "advance"

Anlamı: İlerlemek, ilerletmek, gelişmek, ilerisi için yapmak

  • Bir hareketle ileri doğru gitmek veya bir süreci, projeyi, düşünceyi ilerletmek anlamına gelir.
  • Örnek: The army advanced toward the city. (Ordu şehre doğru ilerledi.)

Parçalar:

  • "Ad-" (yönelme): bir yere doğru, öne.
  • "Vance" (eski Fransızcadan "avancer" kelimesi): ilerlemek.

Eşanlamlılar (Synonyms):

  • progress (ilerlemek)
  • proceed (devam etmek)
  • move forward (ileri gitmek)

Zıt anlamlılar (Antonyms):

  • retreat (geri çekilmek)
  • delay (gecikmek)
  • regress (gerilemek)

2. İsim olarak "advance"

Anlamı: İlerleme, gelişme, avans para

  • Bir konuda elde edilen ilerleme, gelişme.

  • Ayrıca, önceden verilen para, avans anlamı da taşır.

  • Örnek (ilerleme): Scientific advances have improved medicine. (Bilimsel ilerlemeler tıbbı geliştirdi.)

  • Örnek (avans): He received an advance on his salary. (Maaşından bir avans aldı.)

Bazı kullanımlar:

  • "In advance" ifadesi "önceden" ya da "peşin" demektir.

Özet

Kelimenin TürüAnlamıÖrnekEşanlamlılar/ Zıt Anlamlılar
Fiilİlerlemek, ilerletmekThe car advanced slowly.progress / retreat
İsimGelişme, ilerleme; ön ödemesi (avans)He gave me an advance payment.development / delay

Not:
Kelimenin farklı bağlamlardaki kullanımlarına dikkat etmek önemlidir. "Advance" hem hareket/süreç için kullanılır hem de finansal anlamda ön ödeme olarak kullanılır.

Make “advance” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

He received a promotion and a salary advance.noun

Terfi ve maaş avansı aldı.

Please inform us in advance.noun

Lütfen bizi önceden bilgilendirin.

We must book tickets in advance.noun

Biletleri önceden ayırtmalıyız.

We should plan in advance for the trip.noun

Gezi için önceden plan yapmalıyız.

They tried to advance slowly through the forest.verb

Ormanda yavaşça ilerlemeye çalıştılar.

She was excited to get an advance on her new project.noun

Yeni projesi için bir avans aldığı için heyecanlıydı.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).