adverbadverb

badly

ağır · kötü

In a poor or wrong way; very much or to a great degree.

Anlamı

Badly, çoğunlukla “kötü bir şekilde”, “gerektiği gibi yapmadan” veya “başarısız biçimde” anlamına gelen bir zarftır. Bağlama göre farklı anlamlar taşır:

  1. Kötü ya da yetersiz biçimde: Bir eylemin nasıl yapıldığını anlatır.
    He played badly. — Kötü oynadı.

  2. Ciddi biçimde, ağır şekilde: Özellikle yaralanma ya da hasarın derecesini belirtir.
    She was badly injured. — Ağır yaralandı.

  3. Çok, şiddetle; bir şeyi çok istemek: İstek veya ihtiyaç bildiren ifadelerde kullanılır.
    I badly need a rest. — Çok dinlenmeye ihtiyacım var.

  4. Olumsuz biçimde, kötü sonuçla: Bir durumun veya olayın etkisini anlatabilir.
    The plan went badly. — Plan kötü gitti.

Dilbilgisi ve Köken

Badly, sıfat olan bad sözcüğüne “- biçimde” anlamı katan -ly eki eklenerek oluşmuştur. Cümlede genellikle bir fiili niteler: speak badly — kötü konuşmak.

Karşılaştırma yapılırken çoğunlukla worse , üstünlük bildirilirken worst kullanılır: He performed worse than before. — Öncekinden daha kötü performans gösterdi.

Eş ve Karşıt Anlamlılar

Bağlama göre kullanılabilecek eş anlamlılar:

  • poorly — “yetersizce, kötü biçimde”; bir işin niteliğinin düşük olduğunu vurgular.
  • inadequately — “yetersiz biçimde”; bir ihtiyacın veya standardın karşılanmadığını belirtir.
  • severely — “ağır biçimde”; özellikle yaralanma veya hasar bağlamında badly ile benzer anlam taşır.
  • desperately — “şiddetle, çaresizce”; güçlü istek ya da ihtiyaç anlatırken badly yerine kullanılabilir.

Olası karşıt anlamlılar da bağlama göre değişir:

  • well — “iyi biçimde”; bir işin başarılı veya becerikli yapıldığını anlatır.
  • properly — “gerektiği gibi, doğru biçimde”; kurallara veya beklentilere uygunluğu vurgular.
  • successfully — “başarıyla”; sonucun olumlu olduğunu belirtir.

Yaygın İfadeler ve Birlikte Kullanımlar

  • behave badly — kötü davranmak
  • perform badly — kötü performans göstermek
  • badly injured — ağır yaralanmış
  • badly damaged — ağır hasar görmüş
  • badly needed — çok gerekli, şiddetle ihtiyaç duyulan
  • want something badly — bir şeyi çok istemek

Make “badly” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

He got badly injured during the hike.adverb

Yürüyüş sırasında ağır yaralandı.

The room was badly painted.adverb

Oda kötü boyanmıştı.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).