nounadjectiveverb

blank

boş

Something that is empty or has nothing written, drawn, or filled in.

Blank kelimesi İngilizce'de birkaç farklı anlam taşıyan çok yönlü bir kelimedir. Türkçede genel olarak "boş", "dolu olmayan", "renksiz" gibi anlamlara gelir.


Anlamları:

  1. Boş, doldurulmamış alan

    • Bir belgenin, formun veya sayfanın herhangi bir bilgi ile doldurulmamış kısımlarını belirtir.
    • Örnek: Please fill in the blank spaces. (Lütfen boş alanları doldurun.)
    • Türkçede karşılığı: boşluk, boş alan.
  2. Silahsız veya etkisiz mermi

    • Genellikle silahların gerçek mermi yerine ses veya namlu gazı çıkarmak için kullanılan dolu olmayan mermilere denir.
    • Türkçede: boş mermi.
  3. Duygusuz, tepkisiz, ifadesiz (sıfat olarak)

    • Yüz ifadesi veya bakışları herhangi bir duygu taşımayan kişiyi anlatır.
    • Örnek: He gave me a blank stare. (Bana ifadesiz bir bakış attı.)
    • Türkçede: ifadesiz, boş bakış.

Parçalar ve Kullanımı:

  • blank: Tek başına kullanılabilir.
  • blanket: Ayrıca "örtü" anlamında türetilmiş kelime.

Eş Anlamlılar (Synonyms):

  • Empty (boş)
  • Bare (çıplak, boş)
  • Void (geçersiz, boşluk)
  • Plain (sade, düz)

Zıt Anlamlılar (Antonyms):

  • Filled (dolu)
  • Colored (renkli)
  • Expressive (anlatımlı)

Kısaca, blank kelimesi bağlama göre "boşluk", "etkisiz", ya da "ifadesiz" anlamlarında kullanılabilen çok yönlü bir kelimedir.

Make “blank” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

The artist stared at the blank canvas, imagining the possibilities.adjective

Sanatçı, ihtimalleri hayal ederek boş tuvale baktı.

She looked at a blank page.adjective

Boş bir sayfaya baktı.

She wrote her name on a blank page.adjective

Adını boş bir sayfaya yazdı.

My book has a blank spot.adjective

Kitabımda boş bir yer var.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).