bolt
cıvata
A metal rod or pin with threads, used to hold things together by screwing into a nut or a hole.
Bolt kelimesi İngilizce'de birkaç farklı anlama sahip bir kelimedir. Türkçe açıklaması ve anlamları şu şekildedir:
Anlamları:
-
Civata, vida, somun
Mekanik veya yapısal olarak parçaları birleştirmek için kullanılan metal parça. Tornavida veya anahtar yardımıyla sıkılır.- Örnek: The mechanic tightened the bolt.
- Türkçesi: Tamirci cıvatayı sıktı.
-
Fırlamak, koşup gitmek, kaçmak
Ani ve hızlı bir şekilde koşup gitmek anlamında kullanılan fiil.- Örnek: The horse bolted from the stable.
- Türkçesi: At ahırdan hızlıca fırladı.
-
Tayfaya (bez) sıkıca sarmak/anlamak
Daha az kullanılan bir anlam olarak, kumaşın belli uzunluğuna da "bolt" denir. -
Yıldırım
Doğal olay olan yıldırım için kullanılır.- Örnek: A bolt of lightning struck the tree.
- Türkçesi: Yıldırım ağaca çarptı.
Parçalar/Detaylar:
- Bolt (isim): cıvata, vida, şimşek/kısa elektrik boşalması
- To bolt (fiil): fırlamak, koşup gitmek
Eş ve zıt anlamlar:
- Synonyms (Cıvata anlamında): screw, fastener, pin
- Synonyms (Fırlamak anlamında): dash, run away, flee, sprint
- Antonyms (Fırlamak anlamında): stay, remain, linger
Özetle, bolt hem mekanik olarak kullanılan bir bağlantı elemanı hem de ani hareket etmek, kaçmak anlamında fiil olarak kullanılabilen çok yönlü bir kelimedir. Ayrıca doğa olayı olarak yıldırım anlamında da kullanılır.
Make “bolt” part of your vocabulary.
Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
The bolt fastened the two parts together.noun
Cıvata iki parçayı birbirine sabitledi.
A bolt holds together various parts in a machine.noun
Bir cıvata, bir makinedeki çeşitli parçaları bir arada tutar.
A bolt connects two metal pieces.noun
Bir cıvata iki metal parçayı birleştirir.
Keep exploring English
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad