otherverb

break down

bozulmak

To stop working, or to separate something into smaller, easier parts to understand.

1) (Makine/sistem) bozulmak, arızalanmak

Bir cihazın, aracın ya da sistemin çalışmayı durdurması anlamına gelir.

  • Örnek anlam: “The car broke down.” → Araba bozuldu.

Parçaları (parts):

  • break: kırmak, bozmak
  • down: aşağı, aşağı doğru; birlikte kullanıldığında “işlevini yitirmek/çökmek” gibi anlamlar kazanır.

İngilizce eş anlamlılar (synonyms):

  • malfunction
  • stop working
  • fail
  • go out of order

İngilizce zıt anlamlılar (antonyms):

  • work
  • function
  • run properly
  • operate

2) (İnsan/duygu) çökmek, kendini tutamayıp ağlamak; psikolojik olarak dağılmak

Bir kişinin yoğun stres, üzüntü veya baskı nedeniyle kontrolünü kaybetmesi, ağlaması veya duygusal olarak “çökmesi” anlamına gelir.

  • Örnek anlam: “She broke down in tears.” → Gözyaşlarına boğuldu.

İngilizce eş anlamlılar (synonyms):

  • collapse (emotionally)
  • fall apart
  • lose control
  • burst into tears

İngilizce zıt anlamlılar (antonyms):

  • compose oneself
  • keep it together
  • remain calm
  • hold up

3) (Bir şeyi) parçalara ayırmak, bölümlere ayırarak açıklamak

Bir konuyu, görevi, maliyeti veya bilgiyi daha küçük ve anlaşılır parçalara ayırmak anlamına gelir.

  • Örnek anlam: “Let’s break down the costs.” → Maliyetleri kalem kalem ayıralım.

İngilizce eş anlamlılar (synonyms):

  • analyze
  • divide
  • break into parts
  • itemize
  • deconstruct

İngilizce zıt anlamlılar (antonyms):

  • combine
  • merge
  • put together
  • synthesize

4) (Müzakere/engeli) yıkmak, aşmak; (kapıyı) kırarak açmak

  • Engel/direnç: Bir engelin veya karşı çıkışın ortadan kalkması.
    • “Negotiations broke down.” → Görüşmeler çöktü/bozuldu (ilerlemedi).
  • Fiziksel: Kapı gibi bir şeyi zor kullanarak açmak.
    • “They broke down the door.” → Kapıyı kırıp açtılar.

İngilizce eş anlamlılar (synonyms):

  • (engel) overcome, remove, dismantle
  • (kapı) force open, smash

İngilizce zıt anlamlılar (antonyms):

  • (engel) reinforce, maintain
  • (kapı) secure, lock

Make “break down” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Sometimes old cars break down on the highway.other

Bazen eski arabalar otoyolda bozulur.

Many vehicles break down during long trips.other

Birçok araç uzun yolculuklar sırasında bozulur.

Our bus broke down halfway to the mountain village.other

Dağ köyüne giderken otobüsümüz yolda bozuldu.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).