breaking
kırmak · parçalanmak · bozmak
Acting with force to make something stop working, come apart, or be damaged.
Tanım ve Anlam
"Breaking" kelimesi, kullanım yerine göre birkaç farklı anlam taşır:
- Kırılma / Parçalanma: Bir nesnenin darbe alarak veya baskı altında parçalara ayrılması süreci.
- İhlal etme: Kuralları, yasaları veya sözleşmeleri bozma ya da çiğneme eylemi (örneğin: "breaking the law").
- Aniden ortaya çıkma: Bir haberin veya bilginin aniden yayılması ("breaking news").
- Mola verme: Bir işe ara verme veya rutin bir döngüyü kesintiye uğratma.
- Dans türü: 1970'lerde New York'ta gelişen, genellikle "breakdance" olarak bilinen sokak dansı tarzı.
Dilbilgisi ve Köken
"Breaking", "break" fiilinin şimdiki zaman ortağı (present participle) veya gerund (fiilimsi) halidir. Kökeni, Eski İngilizce'deki "brecan" (kırmak, parçalamak, zorla açmak) fiiline dayanır. Cümle içinde isim, sıfat veya fiilin devamı olarak kullanılabilir.
Eş Anlamlılar ve Zıt Anlamlılar
Eş Anlamlılar:
- Shattering : Bir şeyin paramparça olması.
- Violating : Bir kuralı veya hakkı ihlal etme.
- Interrupting : Bir şeyi yarıda kesme.
- Cracking : Çatlama veya kırılma süreci.
Zıt Anlamlılar:
Make “breaking” part of your vocabulary.
Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
She was breaking the chocolate into small pieces.adjective
Çikolatayı küçük parçalara kırıyordu.
The giant waves were breaking against the rocks.noun
Dev dalgalar kayalara çarparak parçalanıyordu.
Is he breaking his promise again?noun
Sözünü yine mi bozuyor?
Keep exploring English
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad