broad
geniş
Wide from side to side; covering a large area.
Broad kelimesi İngilizcede sıklıkla kullanılan bir sıfattır ve birkaç farklı anlamı olabilir. Türkçe karşılıkları ve detayları şu şekildedir:
Anlamı:
-
Geniş, geniş çaplı:
Bir nesnenin, alanın veya mesafenin dar olmaması, çok geniş veya kapsamlı olduğunu ifade eder.
Örnek: a broad river (geniş nehir), a broad street (geniş cadde)
Türkçede "geniş", "enli", "kapsamlı" şeklinde karşılanır. -
Genel, kapsamlı:
Daha soyut bir anlamda, bir konunun veya bakış açısının dar değil, çok yönlü ya da her yönü kapsayan olması anlamına gelir.
Örnek: broad knowledge (geniş bilgi), a broad opinion (geniş görüş) -
Çok belirgin (özellikle aksan veya sesle ilgili)
Şahısların konuşma stilelerinde bazı seslerin belirgin olması anlamında da kullanılır. Mesela "broad accent" (belirgin ağız, şive).
Parçaları:
- Broad kelimesi tek başına bir sıfattır ve eklerle kullanılabilir. Örnek:
- Broadly (zarf) = geniş çapta, genel olarak
- Broadness (isim) = genişlik
Eş Anlamlılar (Synonyms):
- Wide (geniş)
- Extensive (kapsamlı, yaygın)
- Large (büyük)
- Spacious (ferah)
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
- Narrow (dar)
- Limited (sınırlı)
- Small (küçük)
- Restricted (kısıtlı)
Kısaca özetleyecek olursak, broad "geniş", "kapsamlı" anlamlarına gelir ve hem somut (fiziksel genişlik gibi) hem de soyut (kapsam, bilgi) anlamlarda kullanılabilir.
Make “broad” part of your vocabulary.
Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
He found a broad path in the park.adjective
Parkta geniş bir yol buldu.
We walked down the broad avenue.adjective
Geniş caddede yürüdük.
The students needed a broad knowledge of history for the test.adjective
Öğrencilerin sınav için geniş bir tarih bilgisine ihtiyacı vardı.
Keep exploring English
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad