coalesce
birleşmek
Tanım ve anlam
Coalesce, genellikle ayrı veya farklı olan şeylerin birleşerek tek bir bütün hâline gelmesi anlamına gelen bir fiildir. Birleşme sonucunda ortaya çıkan bütünün parçaları yine de ayırt edilebilir olabilir.
- Birleşmek, kaynaşmak: İnsanların, grupların veya fikirlerin ortak bir bütün oluşturması.
The groups coalesced into one organization. — Gruplar birleşerek tek bir örgüt oluşturdu. - Bir araya gelmek, bütünleşmek: Ayrı unsurların zamanla ortak bir şekil ya da yapı kazanması.
The droplets coalesced into a larger drop. — Küçük damlacıklar birleşerek daha büyük bir damla oluşturdu. - Bilgisayar kullanımında: SQL adlı sorgulama dilinde
COALESCE, verilen değerler arasından boş olmayan ilk değeri döndüren bir işlevin adıdır.
Dilbilgisi ve köken
Düzenli bir fiildir: geçmiş zaman ve üçüncü tekil şahıs biçimleri coalesced, coalesces şeklindedir. Genellikle öznenin kendi kendine birleşmesini anlatır; ardından into veya with edatı gelebilir.
Sözcük, Latince coalescere (“birlikte büyümek, birleşmek”) fiilinden gelir. Latince co- “birlikte” anlamı taşır; sözcüğün geri kalanı büyüme ve gelişme fikriyle ilişkilidir.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Yakın anlamlılar:
- merge : Birleşmek veya birleşerek tek bir yapı oluşturmak. Coalesce’e çok yakındır; özellikle şirketler, gruplar ve veri gibi unsurlar için kullanılır.
- combine : İki ya da daha fazla şeyi bir araya getirmek. Coalesce’ten farklı olarak birleştirme eylemini yapan bir özne daha sık öne çıkar.
- unite : Birlik oluşturmak veya ayrı kişileri ya da grupları ortak bir amaç çevresinde toplamak. Ortaklık ve amaç vurgusu daha belirgindir.
- fuse : Birbirine kaynayarak tek bir yapı hâline gelmek. Fiziksel birleşme veya çok sıkı bütünleşme anlamı daha güçlüdür.
- converge : Farklı yönlerden aynı noktaya doğru yaklaşmak. Birleşme gerçekleşebilir, ancak sözcük özellikle yaklaşma sürecini vurgular.
Zıt anlamlılar:
- separate : Birbirinden ayırmak ya da ayrı hâle gelmek.
- split : Bir bütünün parçalara ayrılması; çoğu zaman belirgin veya ani bir bölünme anlatır.
- disperse : Bir grubun ya da unsurun farklı yönlere dağılması.
- diverge : Ayrı yönlere gitmek veya giderek birbirinden uzaklaşmak; coalesce’in birleşme yönünün tersini ifade eder.
Yaygın ifadeler ve eşdizimler
- coalesce into : Bir şeye dönüşerek birleşmek.
Several proposals coalesced into a single plan. — Birkaç öneri birleşerek tek bir plana dönüştü. - coalesce with : Başka bir şeyle birleşmek veya kaynaşmak.
The smaller firms coalesced with a larger company. — Küçük şirketler daha büyük bir şirketle birleşti. - ideas coalesce : Fikirlerin birleşerek tutarlı bir düşünce oluşturması.
- groups coalesce : Grupların birleşmesi veya tek bir yapı hâline gelmesi.
Make “coalesce” part of your vocabulary.
Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Many small ideas gradually coalesced into one clear plan.verb
Birçok küçük fikir kademeli olarak tek bir net planda birleşti.
Keep exploring English
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad