noun

coincidence

tesadüf

a surprising event where two or more things happen at the same time by chance, without a clear plan or cause

Anlamı (Türkçe)

Coincidence bir olayın, başka bir olayla aralarında bilinen/planlanmış bir neden yokken aynı zamanda gerçekleşmesi ya da beklenmedik biçimde “denk gelmesi” anlamına gelir. Türkçede genellikle tesadüf, rastlantı, denk gelme olarak karşılanır.

  • Örnek anlam: “Onu aynı gün aynı şehirde görmek bir tesadüftü.”

Birden fazla anlam

  1. Tesadüf / rastlantı (genel anlam): Planlanmamış, beklenmedik biçimde oluşan denk gelme durumu.
  2. Örtüşme / aynı anda olma (daha teknik/bağlamsal): İki şeyin zaman, yer veya özellik bakımından eşleşmesi/çakışması.
    • Örn. iki olayın aynı zamana denk gelmesi gibi.

Kelime yapısı (Parts)

  • coin-: “birlikte” fikrini taşır (Latin kökenli com- / co- “with/together”).
  • -cide / -cid-: “düşmek” anlamıyla ilişkilidir (Latin cadere “to fall”).
  • -ence: isim yapan ek (durum/olay anlamı katar).

Bu yapı genel olarak “birlikte düşme/denk düşme” fikrini verir.


İngilizce eş anlamlılar (Synonyms)

  • chance
  • accident
  • happenstance
  • fortuity
  • random occurrence
  • (bağlama göre) concurrence, convergence

İngilizce zıt anlamlılar (Antonyms)

Her durumda birebir zıt anlamlısı olmasa da, “tesadüf olmayan” fikrine karşılık gelenler:

  • plan
  • intention
  • design
  • deliberate act
  • certainty (bazı bağlamlarda)

Make “coincidence” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

By sheer coincidence, we arrived at the same time.noun

Tamamen bir tesadüf sonucu, aynı anda vardık.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).