compromise
uzlaşma
A way for two or more people to settle a conflict by each giving up a little of what they want so they can reach an agreement.
1) İsim (noun): Uzlaşma, anlaşma, orta yol
Tarafların kendi isteklerinden bir kısmını geri çekerek ortak bir noktada buluşması anlamına gelir. Genellikle anlaşmazlıkları çözmek için kullanılır.
- Örnek anlam: “After long talks, they reached a compromise.” → Uzun görüşmelerden sonra bir uzlaşmaya vardılar.
Eş anlamlılar (synonyms):
- agreement (anlaşma)
- settlement (uzlaşma/çözüm)
- middle ground (orta yol)
- accommodation (uyum sağlama/karşılıklı ödün)
- trade-off (tavizleşme/denge)
Zıt anlamlılar (antonyms):
- disagreement (anlaşmazlık)
- conflict (çatışma)
- stalemate (çıkmaz)
- deadlock (kilitlenme)
2) Fiil (verb): Uzlaşmak; taviz vermek
Anlaşmazlıkta iki tarafın da tamamen istediğini alamadığı, karşılıklı tavizlerle anlaşmaya varması.
- Örnek anlam: “We can compromise on the price.” → Fiyat konusunda uzlaşabiliriz.
Eş anlamlılar (synonyms):
- negotiate (müzakere etmek)
- settle (sonuca bağlamak)
- make concessions (taviz vermek)
- meet halfway (ortada buluşmak)
Zıt anlamlılar (antonyms):
- insist (ısrar etmek)
- refuse (reddetmek)
- hold out (direnmek)
- stand firm (tutumunu değiştirmemek)
3) Fiil (verb): Tehlikeye atmak, zayıflatmak; (güvenliği) ihlal etmek
Bir şeyin güvenliğini, bütünlüğünü veya kalitesini bozmak / riske sokmak anlamında da kullanılır. Özellikle “security” (güvenlik), “integrity” (bütünlük), “values” (değerler) gibi kelimelerle sık görülür.
- Örnek anlam: “Sharing your password may compromise your account.” → Şifreni paylaşmak hesabını tehlikeye atabilir/ihlal edebilir.
- Örnek anlam: “The leak compromised the investigation.” → Sızıntı soruşturmayı zayıflattı/sekteye uğrattı.
Eş anlamlılar (synonyms):
- endanger (tehlikeye atmak)
- jeopardize (riske sokmak)
- undermine (zayıflatmak)
- impair (zarar vermek/bozmak)
- breach (ihlal etmek)
Zıt anlamlılar (antonyms):
- protect (korumak)
- safeguard (güvenceye almak)
- secure (güvenli hale getirmek)
- strengthen (güçlendirmek)
Kelimenin yapısı (parts)
- compromise: Tek kelime olarak isim ve fiil biçiminde kullanılır.
- İlgili türevler:
- compromised (sıfat): tehlikeye atılmış/zaafa uğramış, ihlal edilmiş
- compromising (sıfat): taviz içeren; ya da “itibar zedeleyici” (kompromat gibi bağlamlarda)
- compromise (n) / compromise (v): isim/fiil kullanımı aynı yazılışla gelir.
Make “compromise” part of your vocabulary.
Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
They reached a compromise after a long discussion.noun
Uzun bir tartışmadan sonra bir uzlaşmaya vardılar.
Keep exploring English
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad