verb

confront

yüzleşmek

To face a person or situation directly, often to deal with a problem or disagreement.

Confront kelimesinin Türkçe açıklaması:


Anlamı:

  • Confront fiili, bir kişi veya durumla yüzleşmek, karşı karşıya gelmek, doğrudan bir sorunu veya zorluğu ele almak anlamına gelir. Genellikle zor ya da rahatsız edici bir durumla cesurca yüzleşmek anlamında kullanılır.

Sözcük Yapısı:

  • İngilizce'de con- (birlikte, karşılıklı) ve front (ön, yüz) kelimelerinin birleşiminden oluşur. Yani "önünde durmak, karşı karşıya gelmek" düşüncesini taşır.

Kullanımına Örnekler:

  • "She decided to confront her fears."
    "Korkularıyla yüzleşmeye karar verdi."
  • "The manager confronted the employee about the mistake."
    "Yönetici, çalışana hatası hakkında karşı karşıya geldi."

Eşanlamlıları (Synonyms):

  • Face (yüzleşmek)
  • Encounter (karşılaşmak)
  • Tackle (mücadele etmek)
  • Challenge (meydan okumak)

Zıt Anlamlıları (Antonyms):

  • Avoid (kaçınmak)
  • Evade (sakınmak)
  • Ignore (görmezden gelmek)

Özet:
Confront kelimesi, özellikle zorluklarla, problemlerle ya da kişilerle doğrudan ve açıkça yüzleşmek anlamında kullanılan bir fiildir. Gündelik hayatta veya iş ortamlarında sıklıkla kullanılan önemli bir terimdir.

Make “confront” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

They decided to confront the issue directly.verb

Sorunu doğrudan ele almaya karar verdiler.

She had to confront her fears during the trip.verb

Gezi sırasında korkularıyla yüzleşmek zorunda kaldı.

He chose to confront his fears bravely.verb

Korkularıyla cesurca yüzleşmeyi seçti.

She decided to confront her challenges head-on.verb

Zorluklarıyla doğrudan yüzleşmeye karar verdi.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).