verb

constrain

kısıtlamak

To limit what someone or something can do.

constrain kelimesinin Türkçe açıklaması:


Anlamı:

Constrain, birini ya da bir şeyi belirli sınırlar içine almak, kısıtlamak, zorlamak anlamına gelir. Birisini fiziksel olarak engellemek ya da davranışlarını sınırlamak anlamında kullanılabilir.

Parçaları:

  • con- (birlikte, beraber anlamı verir)
  • strain (gerilme, baskı anlamı taşır)

Birlikte ele alındığında, "baskı yapmak, zorlama" anlamını çıkarabiliriz.

Eş anlamlıları (Synonyms):

  • restrict (kısıtlamak)
  • limit (sınırlandırmak)
  • confine (kapalı alana sokmak, sınırlandırmak)
  • restrain (zapt etmek, dizginlemek)
  • oblige (zorlamak, mecbur etmek)

Zıt anlamlıları (Antonyms):

  • free (serbest bırakmak)
  • release (serbest bırakmak)
  • allow (izin vermek)
  • permit (müsaade etmek)

Kullanım örnekleri:

  1. Physical constraint:
    He was constrained by a pair of handcuffs.
    (Elinde kelepçelerle kısıtlandı.)

  2. Abstract constraint:
    The company is constrained by its budget.
    (Şirket bütçesi tarafından sınırlandırıldı.)


Özetle, constrain birine ya da bir şeye sınırlama, zorlama veya engelleme uygulamak anlamına gelir. Hem fiziksel hem de soyut durumlarda kullanılabilir.

Make “constrain” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Rules constrain our actions.verb

Kurallar eylemlerimizi kısıtlar.

Laws often constrain how people behave.verb

Yasalar genellikle insanların nasıl davrandığını kısıtlar.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).