nounadjective

correspondent

muhabir

A person who sends news or reports from a place to a newspaper, website, or TV station.

Anlamı ve tanımı

Correspondent, bağlama göre birkaç anlama gelen İngilizce bir sözcüktür:

  1. Muhabir: Bir gazete, televizyon kanalı veya haber kuruluşu adına belirli bir yerden ya da konuda haber aktaran kişi.
    Örneğin, foreign correspondent “yurt dışı muhabiri”, war correspondent ise “savaş muhabiri” demektir.

  2. Mektup arkadaşı veya yazışılan kişi: Düzenli olarak mektupla ya da başka yazılı iletişim yollarıyla haberleşilen kişi.

  3. Karşılık gelen, denk olan: Daha çok sıfat olarak kullanılır; başka bir şeye karşılık gelen veya onunla örtüşen anlamındadır. Bu kullanım, corresponding biçiminde de sık görülür.

  4. Muhabir banka: Bankacılıkta başka bir banka adına belirli işlemleri yürüten banka. Correspondent bank ifadesinde bu anlamdadır.

Dil bilgisi ve köken

  • İsim olarak sayılabilir bir sözcüktür. Çoğulu correspondents şeklindedir.
  • Sıfat olarak “karşılık gelen” veya “denk olan” anlamına gelebilir.
  • Correspond (“örtüşmek, yazışmak”) fiiline, işi yapan kişiyi veya bir niteliği belirten -ent eki eklenmiştir.
  • Sözcüğün kökeni Latincedeki correspondere fiiline dayanır; bu fiil “birbirine karşılık gelmek” anlamı taşır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar:

  • reporter : “Muhabir” anlamındadır; genellikle haber toplayıp aktaran kişiyi ifade eder. Correspondent çoğu zaman belirli bir bölgeye veya konuya bağlı çalışan muhabir için kullanılır.
  • journalist : Daha genel olarak “gazeteci” demektir; haber muhabirlerinin yanı sıra editör ve köşe yazarlarını da kapsayabilir.
  • Sıfat anlamında matching (“uyumlu, eşleşen”) veya equivalent (“eşdeğer”) kullanılabilir. Bunlar, bağlama göre “karşılık gelen” anlamına yaklaşır.

Zıt anlamlılar:

Sözcüğün bütün anlamlarını karşılayan tek bir zıt anlamlısı yoktur. Sıfat kullanımında, “birbiriyle bağlantılı ya da denk olmayan” anlamıyla unrelated (“ilişkisiz”) ve different (“farklı”) karşıt anlamda kullanılabilir.

Yaygın ifadeler ve sözcük birliktelikleri

  • foreign correspondent : yurt dışı muhabiri
  • war correspondent : savaş muhabiri
  • newspaper correspondent : gazete muhabiri
  • correspondent bank : muhabir banka

Make “correspondent” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

The foreign correspondent sent her report from the war-torn region.noun

Yabancı muhabir savaşın parçaladığı bölgeden raporunu gönderdi.

A correspondent interviewed many experts during the event.noun

Bir muhabir etkinlik sırasında birçok uzmanla röportaj yaptı.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).