nounverb

delay

gecikme

When something happens later than planned or expected.

1) Anlamı

Fiil (to delay):

  • Bir şeyi ertelemek, geciktirmek, planlanan zamandan daha sonraya bırakmak.
  • Bir sürecin ilerlemesini yavaşlatmak veya gecikmeye sebep olmak.

İsim (a delay):

  • Bir işin/olayın gecikmesi, zamanında gerçekleşmemesi.
  • Planlanan süreye göre oluşan gecikme süresi.

Örnek bağlamlar: uçuş gecikmesi (flight delay), teslimat gecikmesi (delivery delay), toplantıyı ertelemek (delay a meeting)


2) Kelime yapısı (parts)

  • Kök: lay (tarihi köken olarak “bırakmak/yerleştirmek”le ilişkili)
  • Önek: de- (tarihsel kullanımda “aşağı/uzaklaştırma” gibi anlamlar taşıyabilir; modern İngilizcede her zaman anlamı şeffaf değildir)
  • delay günümüzde tek parça bir kelime gibi kullanılır; “de- + lay” ayrımı çoğu kullanımda bilinçli bir anlam katmaz.

3) İngilizce eş anlamlılar (synonyms)

Fiil:

  • postpone (ertelemek)
  • put off (ertelemek)
  • defer (ertelemek, daha resmî)
  • hold up (alıkoymak, geciktirmek)
  • stall (oyalamak, işi bilerek ağırdan almak)
  • slow down (yavaşlatmak)

İsim:

  • postponement (erteleme)
  • hold-up (gecikme/aksama)
  • lateness (geç kalma)
  • setback (aksilik, işi geri atan gecikme)

4) İngilizce zıt anlamlılar (antonyms)

Fiil:

  • hasten (hızlandırmak)
  • expedite (süreçleri hızlandırmak)
  • advance (öneriye almak/öne çekmek; zamanlamayı erkene almak)
  • accelerate (hızlandırmak)

İsim:

  • promptness (dakiklik, hızlı hareket etme)
  • punctuality (tam zamanında olma)
  • expedition (işlerin hızlı yürütülmesi; daha nadir)

Make “delay” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

The delay caused many problems for travelers.noun

Gecikme, yolcular için birçok probleme neden oldu.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).