noun

disparity

eşitsizlik

A noticeable difference or gap between two or more things, often relating to money, status, or how people are treated.

Anlamı (Türkçe)

Disparity, iki ya da daha fazla şey arasında belirgin fark, eşitsizlik, uyumsuzluk anlamına gelir. Genellikle gelir, fırsat, sağlık, eğitim gibi alanlarda görülen dengesizlikleri ifade etmek için kullanılır.

Örnek bağlamlar:

  • income disparity: gelir eşitsizliği
  • racial disparity: ırksal/etnik eşitsizlik
  • disparity between results and expectations: sonuçlar ile beklentiler arasındaki fark

Birden Fazla Anlam

  1. Eşitsizlik / dengesizlik (özellikle sosyal-ekonomik bağlamda)
    İki grup veya durum arasında adaletsiz ya da dikkat çekici ölçüde farklı dağılım.
  2. Tutarsızlık / uyuşmazlık (genel anlamda fark)
    İki veri, rapor, ifade veya ölçüm arasında birbirini tutmayan farklılık.

Kelime Yapısı (Parts)

  • dis-: ayrılma, zıtlık, olumsuzluk çağrışımı taşıyan ön ek
  • parity: eşitlik, denk olma durumu
    Birleşince “eşitliğin olmaması / eşitlikten sapma” anlamı oluşur.
  • İlgili türev: disparate (sıfat) = farklı, birbirinden ayrı/uyumsuz

İngilizce Eş Anlamlılar (Synonyms)

  • inequality
  • difference
  • imbalance
  • discrepancy
  • gap
  • divergence
  • inconsistency (özellikle bilgi/veri uyumsuzluğu için)

İngilizce Zıt Anlamlılar (Antonyms)

  • parity
  • equality
  • equivalence
  • uniformity (bazı bağlamlarda)
  • consistency (özellikle “discrepancy” anlamında kullanıldığında)

Make “disparity” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

There is a disparity between the two groups.noun

İki grup arasında bir eşitsizlik var.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).