nounadjectiveadverbdeterminerpronounpronoun

enough

yeterli · yeterince

A quantity that is as much as needed; not too little and not too much.

Enough kelimesi İngilizce'de hem zarf, hem sıfat, hem de zamir olarak kullanılabilen çok yönlü bir kelimedir. Türkçede genel anlamıyla "yeterli" veya "kâfi" anlamına gelir.


Anlamı ve Kullanımı

  1. Yeterli, kâfi (sıfat)
    Bir şeyin ihtiyaç duyulan miktara ulaştığını belirtir.
    Örnek:
  • "We have enough food for everyone."
  • "Herkes için yeterince yiyeceğimiz var."
  1. Yeterince (zarf)
    Bir eylemin veya durumun yeterli ölçüde gerçekleştiğini ifade eder.
    Örnek:
  • "She doesn't study enough."
  • "O yeterince çalışmıyor."
  1. (Zamir)
    Birçok durumda isim yerine kullanılır, "yeterli şey" anlamındadır.
    Örnek:
  • "Is there enough for all?"
  • "Herkes için yeterince var mı?"

Kelimenin Parçaları

  • "Enough" kelimesi tek parçalıdır, kökeni Eski İngilizce "genog" veya Orta İngilizce'den "enough" kelimesine dayanır.
  • Zarf ve sıfat olarak özelleşmiştir, ancak tek kelimedir.

Eşanlamlıları (Synonyms)

  • Sufficient
  • Adequate
  • Plenty (situational)
  • Ample
  • Satisfactory (burada uygunluk ve tatmin edici anlamında)

Zıt anlamlıları (Antonyms)

  • Insufficient (yetersiz)
  • Inadequate (kıt, eksik)
  • Scarce (nadir, az)
  • Deficient (eksik, yetersiz)

Özet

Kullanım TürüAnlamıÖrnekTürkçesi
SıfatYeterli, kâfi"Is the food enough for everyone?"Herkes için yeterli mi?
ZarfYeterince, kâfi ölçüde"You don’t work enough."Yeterince çalışmıyorsun
ZamirYeterli miktar / şey"I've had enough."Artık yeter

Kısaca enough, bir şeyin ihtiyaç veya beklenti karşılaması açısından "yeterli" olduğunu ifade eden çok yönlü ve temel bir kelimedir.

Make “enough” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

That should be enough paint for the walls.noun

Bu duvarlar için yeterli boya olmalı.

We've had enough pancakes this morning.determiner

Bu sabah yeterince pankek yedik.

There is enough food to last the week.determiner

Bir hafta yetecek kadar yiyecek var.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).