nounnounverb

envy

kıskançlık

A feeling of wanting what someone else has, like their things, looks, or success.

Envy kelimesi İngilizce'de "kıskançlık" veya "gıpta" anlamına gelir.

Anlamı:

  1. Başkalarının sahip olduğu bir şeye ya da özelliklere karşı duyulan rahatsızlık veya haset duygusu. Örneğin, birinin başarısını görünce onun sahip olduğu şeyleri istemek, onu kıskanmak.
  2. Olumlu anlamda "gıpta etmek": Birinin sahip olduğu özellikleri veya durumları hayranlıkla beğenmek ve benzerini istemek.

Kelime Yapısı:

  • "Envy" tek parça bir kelimedir, kökeni Latince "invidia" (kıskançlık) kelimesinden gelir.
  • İngilizcede "envy" hem isim (noun) hem de fiil (verb) olarak kullanılabilir.

Eş Anlamlılar (Synonyms):

  • Jealousy (genellikle kıskançlık anlamında kullanılır)
  • Resentment (kızgınlık, tokluk)
  • Covetousness (haset, gözü gibi bakma)
  • Longing (özlem, arzu)

Karşıleryanlar (Antonyms):

  • Admiration (hayranlık)
  • Appreciation (takdir)
  • Generosity (cömertlik)
  • Contentment (memnuniyet)

Örnek cümle:

  • She felt envy towards her sister's success. (Kız kardeşinin başarısına karşı kıskançlık duydu.)
  • He envied his friend's freedom. (Arkadaşının özgürlüğüne gıpta etti.)

Kısaca, "envy" genellikle negatif duyguları ifade eder ve başkalarının sahip olduğu şeyleri istemekle ilgilidir.

Make “envy” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Her success sparked envy among her peers.noun

Onun başarısı, akranları arasında kıskançlık yarattı.

People often feel envy when others achieve great things.noun

İnsanlar, başkaları büyük şeyler başardığında genellikle kıskançlık hisseder.

They couldn't hide their envy of my achievements.noun

Benim başarılarıma olan kıskançlıklarını gizleyemediler.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).