noun

fallacy

safsata · yanılgı

A false idea or wrong way of thinking that seems right at first.

Fallacy kelimesi İngilizce'de "yanlışlık" veya "safsata" anlamına gelir.

Anlamı:

  1. Mantık ya da düşünce hatası: Yanlış olan veya hatalı düşündüren mantıksal hata veya yanıltıcı argüman. Özellikle tartışma veya akıl yürütme sırasında yapılan yanlış çıkarım veya yanlış varsayımlar.
  2. Güvenilir olmayan inanç: Doğru olmadığı halde doğruymuş gibi kabul edilen görüş ya da inanış.

Kelimenin parçaları:

  • "Fallacy" Latince "fallacia" (aldatma, hile, hata) kelimesinden gelmiştir. Ancak bu kelimenin yapısında ayrı ayrı anlamlı parçalardan ziyade bütünüyle bir terimdir.

Eş anlamlılar (Synonyms):

  • Mistake (hata)
  • Error (hata)
  • Misconception (yanlış kanı)
  • Deception (aldatma)
  • False belief (yanlış inanış)
  • Misjudgment (yanlış değerlendirme)

Karşıt anlamlılar (Antonyms):

  • Truth (hakikat)
  • Fact (gerçek)
  • Validity (geçerlilik)
  • Correct reasoning (doğru akıl yürütme)

Örnek kullanımı:

  • "The argument was based on a fallacy, so it was easy to refute."
    (Argüman bir safsataya dayalıydı, bu yüzden çürütülmesi kolaydı.)

Özetle, fallacy doğru olmayan veya yanıltıcı düşünce şeklini veya mantık hatasını anlatan bir terimdir.

Make “fallacy” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Understanding the fallacy in the argument helped clarify the truth.noun

Tartışmadaki safsatayı anlamak, gerçeği netleştirmeye yardımcı oldu.

Many people fail to notice a fallacy in logic.noun

Birçok insan mantıktaki bir safsatayı fark edemez.

She was tricked by the fallacy that happiness comes from money alone.noun

Mutluluğun sadece paradan geldiği yanılgısına kandı.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).