adjectiveverb

frightening

korkutucu

Making someone feel scared or afraid.

Frightening kelimesi İngilizce'de "korkutucu" anlamına gelir.

Anlamı:

  • İnsanlarda korku veya endişe uyandıran, korkutucu olan şeyleri tanımlamak için kullanılır.
  • Bir durum, kişi veya nesnenin gözlemlendiğinde ya da düşünüldüğünde korku hissi yaratması durumudur.

Kelime Parçaları:

  • Fright: Korku, ürperti.
  • -ening eki: Fiil köküne "-ing" eki eklenerek sıfat yapar ve "-en" eki bizce yoktur, "frightening" sözcüğünde "fright" korku anlamı, "-ening" ise sıfat yapar şekildedir.

Eş Anlamlıları (Sinonimler):

  • Scary (korkutucu)
  • Terrifying (dehşet verici)
  • Horrifying (korkunç)
  • Scaring

Zıt Anlamlıları (Antonyms):

  • Comforting (rahatlatıcı)
  • Reassuring (güven verici)
  • Pleasant (hoş)
  • Calming (sakinleştirici)

Örnek Cümleler:

  • The loud thunder was frightening. (Yüksek gök gürültüsü korkutucuydu.)
  • That movie was very frightening. (O film çok korkutucuydu.)

Özetle, frightening, bir şeyin korku veya endişe uyandırdığı durumları tanımlamak için kullanılan bir sıfattır.

Make “frightening” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

The noise outside was frightening.adjective

Dışarıdaki gürültü korkutucuydu.

It was a frightening moment when the lights suddenly went out.adjective

Işıklar aniden söndüğünde bu korkutucu bir andı.

The loud thunder could frighten many small children.verb

Yüksek sesli gök gürültüsü birçok küçük çocuğu korkutabilir.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).