nounverb

haul

yolculuk · taşımak

To pull or carry something heavy with effort.

Tanım ve anlam

Haul, başlıca “ağır veya hacimli bir şeyi çekmek ya da taşımak” anlamında kullanılan bir fiildir. İsim olarak da “taşıma işi” veya “tek seferde taşınan, elde edilen miktar” anlamına gelir.

  • Çekmek, sürüklemek: Bir şeyi kuvvet uygulayarak kendine doğru ya da bir yerden başka bir yere çekmek.
    They hauled the boat onto the beach. — Tekneyi sahile çektiler.
  • Taşımak, nakletmek: Genellikle ağır veya büyük yükleri bir araçla ya da fiziksel güçle taşımak.
    The truck hauls timber. — Kamyon kereste taşıyor.
  • Birini zorla bir yere götürmek: Özellikle birini yetkili bir makamın önüne çıkarmak.
    He was hauled before the court. — Mahkemenin önüne çıkarıldı.
  • İsim olarak: Taşıma işi, taşınan yük veya avlanan/elde edilen miktar.
    The fishermen’s haul was impressive. — Balıkçıların avı etkileyiciydi.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

Fiil: Düzenli bir fiildir: haul – hauled – hauled.
İsim: Sayılabilen isim olarak kullanılabilir; çoğulu hauls biçimindedir.

Kelime, Orta İngilizcedeki halen biçiminden gelir; bu biçim “çekmek” anlamındaki Eski Fransızca haler ile ilişkilidir. Kelimenin kökeninde çekme ve sürükleme fikri vardır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

  • pull : Genel olarak “çekmek” demektir; haul ise çoğunlukla daha ağır veya büyük bir şeyi, daha fazla çaba harcayarak çekmeyi anlatır.
  • drag : Bir şeyi yerde sürüklemeyi vurgular; haul taşımayı veya çekmeyi daha genel biçimde ifade eder.
  • tow : Bir aracı ya da tekneyi başka bir araçla çekerek götürmek için kullanılır; haul daha geniş kapsamlıdır.
  • transport : Bir şeyi bir yerden başka bir yere taşımak demektir; çekme veya ağır yük taşıma anlamını özellikle vurgulamaz.

Çekme anlamında olası zıt sözcük push (“itmek”) olabilir. Ancak haulın bütün anlamları için geçerli, tek bir doğrudan zıt anlamlı sözcük yoktur.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • haul a load : Bir yük taşımak.
  • haul in a catch : Yakalanan balıkları veya başka bir avı çekip çıkarmak; mecazen bir miktar kazanç ya da başarı elde etmek.
  • haul someone before a court : Birini mahkemenin önüne çıkarmak.
  • the long haul : Uzun ve zorlu süreç; uzun vadeli çaba.

Make “haul” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

The truck drivers started their long haul at dawn.noun

Kamyon şoförleri şafakta uzun yolculuklarına başladı.

Construction crews will haul the debris away by noon.verb

İnşaat ekipleri molozları öğlene kadar taşıyıp götürecek.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).