nounverb

highlight

doruk noktası · vurgulamak · fosforlu kalemle işaretlemek

To make something stand out or draw attention to it because it is important or interesting.

Anlamı ve tanımı

Highlight, hem fiil hem isim olarak kullanılan bir İngilizce kelimedir.

  • Fiil: Bir şeyi özellikle önemli veya dikkat çekici hâle getirmek; vurgulamak, öne çıkarmak.
    The report highlights the main problems. — Rapor, başlıca sorunları vurguluyor.
  • Fiil: Bir metindeki sözcükleri renkli kalemle işaretlemek.
    She highlighted the key points. — Önemli noktaları fosforlu kalemle işaretledi.
  • Fiil: Bir yere ışık tutmak veya bir şeyi aydınlatarak belirginleştirmek.
  • İsim: Bir etkinliğin, dönemin veya deneyimin en ilgi çekici ya da önemli bölümü; öne çıkan nokta.
    The concert was the highlight of the evening. — Konser, akşamın en güzel anıydı.
  • İsim: Saçta çevresindeki renkten daha açık görünen tutam veya tutamlar. Bu kullanım çoğunlukla çoğul biçimdedir: highlights .

Dil bilgisi ve kelime kökeni

Hem düzenli bir fiil hem de isimdir. Fiilin temel biçimleri highlight , highlighted ve highlighting şeklindedir. İsim olarak çoğulu highlights olur.

Kelime, high (“yüksek”) ve light (“ışık”) sözcüklerinin birleşiminden oluşur. Kökenindeki “ışığı üzerine düşürmek” fikri, günümüzdeki “dikkati bir şeye yöneltmek” anlamına dönüşmüştür.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar:

  • emphasize — Bir noktanın önemini özellikle belirtir; highlight kadar görsel işaretleme anlamı taşımaz.
  • stress — Bir düşünceyi veya sözcüğü güçlü biçimde vurgular.
  • underline — Bir şeyi önemle belirtmek anlamına gelir; ayrıca yazıda altını çizmek demektir.
  • feature — Bir kişiyi ya da şeyi öne çıkarmak veya bir içerikte ona yer vermek anlamında kullanılır.

Zıt anlamlılar:

  • downplay — Bir şeyin önemini olduğundan az göstermek; highlightın vurgulama anlamına zıttır.
  • obscure — Bir şeyi belirsizleştirmek veya anlaşılmasını zorlaştırmak; öne çıkarıp belirginleştirmenin tersidir.
  • conceal — Saklamak veya görünmesini engellemek; özellikle görünür kılma anlamındaki highlightın zıttıdır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • highlight a problem — Bir soruna dikkat çekmek.
  • highlight the difference — Farkı vurgulamak.
  • the highlight of the day — Günün en güzel ya da en önemli anı.
  • key highlights — Başlıca önemli noktalar.

Make “highlight” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Winning first place became a highlight for him.noun

Birinci olmak onun için bir doruk noktası hâline geldi.

The teacher highlighted the most important points in the text.verb

Öğretmen metindeki en önemli noktaları vurguladı.

Please highlight any mistakes in my report.verb

Lütfen raporumdaki hataları vurgulayın.

She highlighted the dates on her calendar.verb

O, takvimindeki tarihleri fosforlu kalemle işaretledi.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).