noun

inclination

eğilim

A feeling that makes someone want to do, like, or choose something.

Anlam(lar)

  1. Eğilim, yatkınlık (istek/tercih): Bir şeye doğal olarak yönelme, onu yapmaya/istemeye meyilli olma durumu.

    • Örnek anlam: “müziğe yatkınlığı var”, “yardım etmeye eğilimi var”.
  2. Eğim, meyil (fiziksel açı): Bir yüzeyin yatay düzleme göre eğik olma durumu; yokuş/ eğim derecesi.

    • Örnek anlam: “yolun eğimi”, “çatının meyli”.
  3. Hafif eğilme/baş eğme (nazik selamlama jesti): Özellikle “with an inclination of the head” gibi kullanımlarda, başı hafifçe eğme hareketi.


Kelime Yapısı (Parts)

  • incline (fiil): eğmek; meyletmek, yönelmek
  • -ation (isim yapan ek): bir eylem/süreç/durum adı oluşturur
  • inclination: “eğme/meil etme durumu; eğilim/eğim” anlamına gelen isim.

İngilizce Eş Anlamlılar (Synonyms)

1) Eğilim/yatkınlık anlamında:

  • tendency, propensity, leaning, predisposition, penchant (özellikle güçlü beğeni), proclivity (çoğu zaman olumsuz çağrışım)

2) Eğim anlamında:

  • slope, slant, grade, tilt, angle

3) Baş eğme jesti anlamında:

  • nod, bow (bağlama göre)

İngilizce Zıt Anlamlılar (Antonyms)

1) Eğilim/yatkınlık anlamında (bağlama göre):

  • disinclination (isteksizlik), reluctance, aversion

2) Eğim anlamında:

  • levelness, flatness (düzlük)

Make “inclination” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

She has an inclination to help others.noun

Başkalarına yardım etme eğilimi var.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).