keep
tutmak · beslemek
To have something and not let it go or give it away.
Tanım ve anlam
keep temel olarak “tutmak”, “saklamak” veya “korumak” anlamlarına gelen düzensiz bir İngilizce fiildir. Bağlama göre farklı anlamlarda kullanılır:
-
Bir şeyi elinde bulundurmak veya saklamak
- Keep the receipt. → Fişi sakla.
- You can keep the book. → Kitap sende kalabilir.
-
Bir şeyi belirli durumda tutmak
- Keep the door open. → Kapıyı açık tut.
- Keep the room clean. → Odayı temiz tut.
-
Devam etmek, sürdürmek
- Keep working. → Çalışmaya devam et.
- She kept talking. → Konuşmaya devam etti.
-
Bir kurala veya söze uymak
- Keep your promise. → Sözünü tut.
- Keep the rules. → Kurallara uy.
-
Koruyup bakımını yapmak
- He keeps chickens. → Tavuk besliyor.
- This plant is easy to keep. → Bu bitkinin bakımı kolaydır.
-
Bir yerde kalmak veya kalmaya devam etmek
- Keep still. → Kıpırdamadan dur.
- Keep away from the fire. → Ateşten uzak dur.
-
Bir etkinliği gerçekleştirmek
Daha eski veya resmî kullanımlarda “kutlamak” ya da “gerçekleştirmek” anlamına gelebilir:- keep a holiday → bayramı veya tatili kutlamak
- keep an appointment → randevuya uymak
İsim olarak keep “geçim”, “yiyecek stoku” veya Orta Çağ kalelerinin ana savunma kulesi anlamına gelebilir:
- The family could barely earn their keep. → Aile geçimlerini zar zor sağlıyordu.
- The soldiers hid in the castle keep. → Askerler kalenin ana kulesine saklandı.
Dil bilgisi ve kelime kökeni
keep düzensiz bir fiildir:
- Geniş zaman: keep
- Üçüncü tekil şahıs: keeps
- Geçmiş zaman: kept
- Geçmiş ortaç: kept
- -ing biçimi: keeping
Örnek:
- I keep my keys here. → Anahtarlarımı burada tutarım.
- She kept the letter. → Mektubu sakladı.
- They have kept their promise. → Sözlerini tuttular.
keep çoğunlukla geçişli bir fiildir ve bir nesne alır. Ayrıca keep + sıfat yapısıyla bir şeyi belirli durumda tutmayı, keep + fiil-ing yapısıyla da bir eylemi sürdürmeyi anlatır:
- Keep the window closed. → Pencereyi kapalı tut.
- Keep smiling. → Gülümsemeye devam et.
Kelime, Eski İngilizcedeki cepan fiilinden gelir. Bu kelime “özen göstermek”, “korumak” ve “muhafaza etmek” anlamlarına sahipti. Geçmiş zaman biçimi olan kept, tarihsel ses değişimleri sonucunda ortaya çıkmıştır.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar
Anlama göre eş anlamlısı değişir:
- retain : Bir şeyi elinde tutmak veya kaybetmemek. Daha resmîdir; keep daha yaygın ve günlük bir kelimedir.
- hold : Bir şeyi fiziksel olarak tutmak ya da bir konumu korumak. Keep ise saklama ve sürdürme anlamlarını daha güçlü biçimde taşır.
- store : Bir şeyi ileride kullanmak üzere depolamak. Keep daha genel bir kelimedir.
- preserve : Bir şeyi bozulmadan veya zarar görmeden korumak. Keep her türlü saklama için kullanılabilir.
- maintain : Bir şeyi belirli durumda tutmak veya sürdürmek. Daha resmî ve sistematik bir kullanımdır.
- continue : Bir eylemi sürdürmek. Keep bu anlamda genellikle ardından -ing alan daha günlük bir yapıdır.
- obey : Kurallara, emirlere veya talimatlara uymak. Keep bu anlamı özellikle “sözünü veya kuralı tutmak” ifadelerinde kazanır.
Zıt anlamlılar
- lose : Sahip olunan bir şeyi kaybetmek; keep ise elde tutmaktır.
- discard : Bir şeyi atmak veya elden çıkarmak; keep saklamak anlamına gelir.
- give : Bir şeyi başkasına vermek; keep kişinin kendisinde bırakmasıdır.
- release : Serbest bırakmak veya artık tutmamak; keep tutmaya devam etmektir.
- stop : Bir eylemi sona erdirmek; keep özellikle keep doing yapısında eylemi sürdürmektir.
- break : Bir söz, kural veya anlaşmaya uymamak; keep bunlara uymak anlamında kullanılabilir.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- keep going : Devam etmek, pes etmemek
- keep doing : Bir şeyi yapmaya devam etmek
- keep in touch : İletişimi sürdürmek
- keep in mind : Aklında bulundurmak
- keep a secret : Sır saklamak
- keep a promise : Sözünü tutmak
- keep an eye on : Göz kulak olmak
- keep track of : Takip etmek
- keep calm : Sakin kalmak
- keep quiet : Sessiz kalmak
- keep safe : Güvende tutmak veya güvende kalmak
- keep away : Uzak durmak veya uzak tutmak
- keep up : Aynı hızda devam etmek; geri kalmamak
- keep up with : Birine veya bir şeye yetişmek, gelişmeleri takip etmek
- keep out : Dışarıda tutmak; içeri girmeyi engellemek
- keep on : Devam etmek
- keep something to yourself : Bir şeyi kendine saklamak
- for keeps : Kalıcı olarak, geri vermemek üzere
- earn one’s keep : Geçimini hak edecek kadar çalışmak
Make “keep” part of your vocabulary.
Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Please keep the door closed.verb
Lütfen kapıyı kapalı tutun.
We will keep our promise.verb
Sözümüzü tutacağız.
Keep your keys safe.verb
Anahtarlarını güvende tut.
People often keep pets at home.verb
İnsanlar evde sık sık evcil hayvan besler.
Did you keep the door open?verb
Kapıyı açık tuttun mu?
Keep exploring English
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad