adjectiveverb

legitimate

meşru

Allowed by law or accepted rules, and seen as real, fair, or honest.

Legitimate kelimesi İngilizce bir sıfattır ve Türkçede "meşru", "yasal", "haklı" ya da "geçerli" anlamlarına gelir.

Anlamı:

  1. Yasal, hukuken geçerli: Bir şeyin yasalara uygun, kanunen kabul edilmiş olması anlamında kullanılır. Örneğin, "legitimate business" ifadesi "yasal iş" anlamına gelir.
  2. Haklı, doğru ya da kabul edilebilir: Bir durumun, davranışın ya da gerekçenin mantıklı ya da kabul edilebilir olması durumunda da kullanılır. Örneğin, "legitimate concern" ifadesi "haklı endişe" anlamına gelir.

Kökeni:

İngilizce "legitimate" kelimesi, Latince "legitimus" (yasal, kanuni) kelimesinden gelmektedir.

Eşanlamlıları:

  • Lawful (yasal)
  • Legal (hukuki)
  • Valid (geçerli)
  • Genuine (gerçek, hakiki)
  • Justifiable (haklı, mazur görülebilir)

Karşıt Anlamlıları:

  • Illegitimate (gayrimeşru, yasadışı)
  • Illegal (yasadışı)
  • Invalid (geçersiz)
  • Unlawful (hukuka aykırı)

Özetle, legitimate bir şeyin yasal, haklı ve kabul edilebilir olduğunu ifade eden bir kelimedir ve günlük hukuk, iş veya genel konuşmada sıkça kullanılır.

Make “legitimate” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Your claim seems legitimate and will be processed soon.adjective

İddianız meşru görünüyor ve yakında işleme alınacak.

That sounds like a legitimate reason.adjective

Bu, meşru bir sebep gibi geliyor.

She has a legitimate excuse for being late.adjective

Geç kalmak için meşru bir mazereti var.

She has a legitimate concern about the decision.adjective

Kararla ilgili meşru bir endişesi var.

He made a legitimate request.adjective

O, meşru bir talepte bulundu.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).