level
seviye
A stage, height, or amount used to compare how high, low, or advanced something is.
Level kelimesinin Türkçe açıklaması:
Anlamı:
-
Seviye, Düzey:
Bir şeyin belli bir aşaması, durumu veya konumu. Örneğin, eğitim seviyesi, yaşam düzeyi gibi.
Örnek: İngilizce seviyem çok iyi. -
Düz, yatay yüzey:
Bir yüzeyin veya nesnenin yatay, eğimsiz olması durumu. İnşaat, mühendislik gibi alanlarda sıkça kullanılır.
Örnek: Duvarın düzgün ve level olması gerekir. -
Araç olarak:
Bir nesneyi yatay hale getirmek için kullanılan ölçüm aleti.
Örnek: İnşaatta su terazisi(level) kullanılır.
Kelime Yapısı:
- İngilizce bir kelimedir. Tek parça ve kök halindedir, herhangi bir öneki veya son eki yoktur.
Eş Anlamlılar (Synonyms):
- Seviye anlamında: aşama, kadem, tabaka, derece
- Düz anlamında: yatay, paralel
- Araç anlamında: su terazisi
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
- Seviye kapsamında: farklılık, asimetri, dengesizlik (seviye farkı anlamında)
- Düz anlamında: eğimli, engebeli, çarpık
Kısaca, "level" kelimesi hem soyut anlamda bir durumu veya aşamayı, hem de somut anlamda yataylık ve düzeyi ifade eder. Kullanıldığı bağlama göre anlamı değişebilir.
Make “level” part of your vocabulary.
Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
The balloon is at the same level as the window.noun
Balon, pencere ile aynı seviyede.
Keep exploring English
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad