adjective

long-lasting

kalıcı

Tanım ve anlam

long-lasting bir sıfattır ve “uzun süre dayanan”, “kalıcı”, “uzun ömürlü” veya “etkisi uzun süren” anlamlarına gelir.

  • Fiziksel nesneler için: Uzun süre kullanılabilen, kolay bozulmayan veya yıpranmayan.
    • a long-lasting battery — uzun ömürlü bir pil
  • Etki, duygu veya sonuçlar için: Etkisi uzun süre devam eden.
    • long-lasting effects — uzun süreli etkiler
  • İlişkiler veya durumlar için: Uzun süre devam eden, kalıcı.
    • a long-lasting friendship — uzun süreli bir arkadaşlık

Genellikle olumlu bir anlam taşır ve bir şeyin dayanıklılığını ya da sürekliliğini vurgular.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

long-lasting bileşik bir sıfattır:

  • long : uzun
  • lasting : süren, devam eden; last fiilinden gelir.

İki kelime, bir ismin önünde kullanıldığında genellikle tireyle yazılır:

  • a long-lasting product — uzun ömürlü bir ürün

İsimden sonra yüklem tamamlayıcısı olarak kullanıldığında tire kullanımı daha değişken olabilir:

  • The product is long lasting. — Ürün uzun ömürlüdür.

Kelime, long ve lasting kelimelerinin birleşiminden oluşur. last kelimesi Eski İngilizcedeki “devam etmek, sürmek” anlamıyla ilişkili bir köke dayanır.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • durable : Dayanıklı ve fiziksel olarak uzun süre kullanılabilir. long-lasting kelimesinden daha çok fiziksel sağlamlığı vurgular.
  • enduring : Uzun süre devam eden veya kalıcı; duygular, değerler ve ilişkiler için daha resmî bir kullanımdır.
  • persistent : Sürüp giden veya ortadan kalkmayan; sorunlar, etkiler ve durumlar için kullanılabilir.
  • permanent : Kalıcı, değişmesi veya sona ermesi beklenmeyen. long-lasting mutlaka sonsuz süre anlamına gelmez; permanent daha kesin bir kalıcılık ifade eder.
  • everlasting : Sonsuza dek süren veya hiç bitmeyen; long-lasting kelimesinden daha güçlü ve çoğu zaman abartılı ya da edebîdir.

Zıt anlamlılar

  • short-lived : Kısa süren, çabuk sona eren.
  • temporary : Geçici, kalıcı olmayan.
  • perishable : Özellikle yiyecekler için çabuk bozulan.
  • fragile : Kolay kırılan veya zarar gören; doğrudan süreyi değil, dayanıklılık eksikliğini vurgular.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • long-lasting battery : uzun ömürlü pil
  • long-lasting effect : uzun süreli etki
  • long-lasting impression : kalıcı izlenim
  • long-lasting relationship : uzun süreli ilişki
  • long-lasting friendship : uzun süreli arkadaşlık
  • long-lasting product : dayanıklı, uzun ömürlü ürün
  • long-lasting success : kalıcı başarı
  • long-lasting pain : uzun süren ağrı

Make “long-lasting” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

This paint is long-lasting and bright.adjective

Bu boya kalıcı ve parlaktır.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).