mace
muskat çiçeği · topuz · gürz · biber gazı sıkmak
Tanım ve anlam
Mace, bağlama göre birkaç farklı anlama gelen bir İngilizce sözcüktür:
- Topuz: Tarihî veya törensel amaçlarla kullanılan, genellikle saplı ve baş kısmı ağır olan bir silah. Törenlerde kullanılan örnekleri makam ve otorite simgesi olabilir.
- Muskat çiçeği: Muskat ağacının tohumunu saran kırmızımsı, ağsı kılıf. Kurutulup baharat olarak kullanılır; muskat tohumundan elde edilen nutmeg ile ilişkili, fakat ondan farklıdır.
- Biber gazı: Gözleri ve solunum yollarını tahriş eden savunma spreyi için, özellikle Kuzey Amerika’da kullanılan ad. Bu kullanım, yaygın bir marka adının genel ad gibi kullanılmasından kaynaklanır.
- Fiil olarak: Birine biber gazı sıkmak anlamına gelebilir.
Dilbilgisi ve köken
Bir isim olarak kullanıldığında, silah anlamı genellikle sayılabilirdir: a mace , two maces . Baharat anlamında ise çoğunlukla sayılamaz; ancak türleri veya miktarları sayılırken çoğul biçimi görülebilir.
Baharat anlamındaki sözcüğün kökeni Fransızca macis biçimine dayanır. Silah anlamındaki sözcük ise Eski Fransızca masse ve Latincedeki kütle anlamıyla ilişkili bir kök üzerinden İngilizceye geçmiştir. İki anlamın kökeni aynı değildir.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Anlama göre yakın sözcükler değişir:
- Silah anlamında club ve bludgeon yakın anlamlıdır. Bunlar genel olarak sopa ya da darbeli silahları anlatır; mace ise çoğunlukla belirgin biçimli, ağır başlı bir silahı veya törensel asayı ifade eder.
- Baharat anlamında spice daha genel bir sözcüktür. Mace, belirli bir baharatı; muskat tohumunu saran kurutulmuş kılıfı anlatır.
- Biber gazı anlamında pepper spray yakın anlamlıdır. Mace, bu kullanımda özellikle belirli bir ürün veya marka adıyla bağlantılı olabilir.
Sözcüğün bu anlamları için yerleşik, doğrudan zıt anlamlılar yoktur.
Yaygın ifadeler ve sözcük birliktelikleri
Make “mace” part of your vocabulary.
Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
I put a little mace in the soup.noun
Çorbaya biraz muskat çiçeği koydum.
The museum displays several iron maces.noun
Müzede birkaç demir topuz sergileniyor.
The guard carried a heavy silver mace.noun
Muhafız ağır, gümüş bir gürz taşıyordu.
She maced the attacker in self-defense.verb
O, kendini savunmak için saldırgana biber gazı sıktı.
Keep exploring English
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad