matter
mesele · konu · önemli olmak
Anything that takes up space and has weight.
Matter kelimesinin Türkçe açıklaması ve anlamları:
Anlamı:
-
Madde, cisim: Fizikte anlamı ile "matter", evrende yer kaplayan ve kütlesi olan her türlü fiziksel maddeyi ifade eder. Örneğin, sudaki sıvı madde veya taş gibi.
- Örnek: Water is a form of matter.
(Su, bir madde türüdür.)
- Örnek: Water is a form of matter.
-
Konu, mesele, önemli durum: Günlük dilde "matter" kelimesi, belirli bir konu, mesele, durum veya önem taşıyan bir şey anlamına gelir.
- Örnek: It doesn’t matter what they think.
(Onların ne düşündüğü önemli değil.)
- Örnek: It doesn’t matter what they think.
Parçaları ve Yapısı:
-
İngilizce bir sözcük olup, tek başına kullanılır; özel bir ön eki ya da son eki yoktur.
-
Tek kelime olarak isim (noun) ve aynı zamanda fiil (verb) olarak da kullanılabilir.
- İsim: matter (madde, mesele)
- Fiil: to matter (önemli olmak, fark yaratmak)
Eşanlamlılar (Synonyms):
- Madde anlamında: substance, material, stuff
- Mesele anlamında: issue, subject, concern, affair
Karşıt Anlamlılar (Antonyms):
- Önemli olma anlamına göre: unimportant, insignificant
- Madde anlamında zıttı olmaz çünkü fiziksel maddeye zıt bir kavram yoktur, ancak madde içinde boşluk veya hava gibi maddeden çok çok az yoğuna sahip kavramlar "madde olmayan" olarak düşünülebilir.
Özet:
- Matter, bir şeyi oluşturan "madde" veya bir durumu tanımlayan "mesele, konu" anlamlarına gelir.
- Bir noun (isim) ve verb (fiil) olarak kullanılabilir.
- Günlük dilde ve bilimsel bağlamda farklı ama ilişkili anlamlar taşır.
Türkçe karşılıkları: madde, mesele, konu, önemli olmak.
Make “matter” part of your vocabulary.
Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
This matter is important.noun
Bu mesele önemlidir.
We need to talk about this matter.noun
Bu mesele hakkında konuşmamız gerekiyor.
I don't understand the matter.noun
Konuyu anlamıyorum.
We can solve this matter quickly.noun
Bu meseleyi hızlıca çözebiliriz.
She talks about a small matter.noun
O küçük bir mesele hakkında konuşuyor.
We should talk about the matter at hand.noun
Gündemdeki konu hakkında konuşmalıyız.
It does not really matter.verb
Gerçekten önemli değil.
This matters to me.verb
Bu benim için önemli.
Keep exploring English
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad