plaintiff
davacı
A person who starts a case in court because they believe someone has wronged them.
Tanım ve anlamı
Plaintiff, hukukta bir dava açarak mahkemeden başka bir kişi ya da kuruma karşı karar vermesini isteyen davacı anlamına gelir. Genellikle hukuk davalarında kullanılır; ceza davalarında aynı rol için çoğunlukla başka terimler tercih edilir.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
İsimdir ve sayılabilir. Çoğulu plaintiffs () şeklindedir. Cinsiyete özgü değildir.
Kelime, “şikâyet” veya “yakınma” anlamındaki Eski Fransızca plainte sözcüğüyle bağlantılı olan Anglo-Fransızca plaintif biçiminden gelir. Tarihsel olarak mahkemeye şikâyette bulunan kişiyi ifade eder.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
- claimant (): Bir hak ya da talepte bulunan kişidir. Davacı için kullanılabilir; ancak dava açmış olma şartı her bağlamda bulunmaz.
- complainant (): Şikâyette bulunan kişidir. Hukuki ve resmî bağlamlarda kullanılır, fakat her zaman davacı anlamına gelmez.
- litigant (): Bir davaya taraf olan kişilerden herhangi biri için kullanılan genel terimdir; davacıyla birlikte davalıyı da kapsar.
- defendant (): Davacının karşısındaki, hakkında dava açılan kişidir. Başlıca zıt anlamlısıdır.
- respondent (): Bazı dava türlerinde veya hukuk sistemlerinde talep ya da başvuruya cevap veren tarafı ifade eder. Her durumda plaintiff sözcüğünün doğrudan karşılığı değildir.
Yaygın ifadeler ve birlikte kullanımlar
Make “plaintiff” part of your vocabulary.
Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
The plaintiff presented his case to the judge successfully.noun
Davacı, davasını hakime başarıyla sundu.
In court, the plaintiff argued passionately for justice.noun
Mahkemede davacı, adalet için tutkuyla tartıştı.
Plaintiff spoke clearly during their testimony.noun
Davacı ifadesi sırasında açıkça konuştu.
Keep exploring English
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad