prodigious
olağanüstü
Very large, impressive, or amazing in size, amount, or skill.
Prodigious kelimesinin Türkçe açıklaması:
Anlamı:
- Prodigious, İngilizcede "olağanüstü büyük, muazzam, çok büyük veya dikkat çekici" anlamlarına gelir.
- Ayrıca "fevkalade, harika, etkileyici" anlamında da kullanılır.
- Bazı durumlarda "sıradışı, ender görülen" anlamı da taşır.
Kelime Parçaları:
- Latince kökenli olup, prodigium (işaret, mucize) kelimesinden türemiştir.
- İngilizcede genellikle bir sıfat olarak kullanılır.
Türkçe Karşılıkları:
- Olağanüstü, muazzam, devasa, büyük, etkileyici, şaşırtıcı, harika.
Eş Anlamlılar (Synonyms):
- Enormous (muazzam)
- Massive (devasa)
- Colossal (kocaman)
- Tremendous (çok büyük)
- Remarkable (dikkate değer)
- Extraordinary (olağanüstü)
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
- Small (küçük)
- Insignificant (önemsiz)
- Ordinary (alışılmış)
- Slight (az)
Kullanım Örnekleri:
-
He has a prodigious talent for music.
(Müzik konusunda olağanüstü bir yeteneğe sahip.) -
The building was of prodigious size.
(Bina muazzam büyüklükteydi.)
Özetle, prodigious kelimesi büyük bir büyüklük, olağanüstülük veya üstünlük ifade eden zengin bir sıfattır. Hem miktar hem de dereceler açısından şaşırtıcı, etkileyici veya ender görülen durumları ifade etmek için kullanılır.
Make “prodigious” part of your vocabulary.
Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
The scientist made a prodigious discovery that amazed everyone.adjective
Bilim insanı herkesi hayrete düşüren olağanüstü bir keşif yaptı.
The dancer showed prodigious energy during the performance.adjective
Dansçı performans sırasında olağanüstü bir enerji gösterdi.
Keep exploring English
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad