adjective

pure

saf

Something that is clean and has nothing mixed with it.

Pure kelimesi İngilizce bir sıfattır ve Türkçede "saf", "temiz", "katkısız" anlamlarına gelir.

Anlamı:

  1. Saf, katkısız: İçinde başka madde bulunmayan, tamamen doğal veya arıtılmış olan şey için kullanılır.
    Örnek: Pure water → Saf su
  2. Temiz, lekesiz, masum: Ahlaki ya da duygusal anlamda bozulmamış, temiz veya masum anlamında kullanılır.
    Örnek: Pure heart → Masum yürek

Kelimenin parçaları:

  • İngilizce bir kelime olup, herhangi bir ön ek veya son ek içermez.
  • Aynı kökten gelen "purity" (saflık) gibi isim halleri vardır.

Eş anlamlılar (Synonyms):

  • Clean (temiz)
  • Unmixed (karışmamış)
  • Clear (arı, bulanık olmayan)
  • Genuine (gerçek, hakiki)
  • Innocent (masum)

Zıt anlamlılar (Antonyms):

  • Impure (saf olmayan, kirli)
  • Contaminated (kirlenmiş)
  • Mixed (karışık)
  • Corrupt (bozuk)
  • Polluted (kirli, kirlilik içeren)

Özetle, pure kelimesi hem fiziksel olarak saflık ve temizlik, hem de ahlaki/duygusal açıdan masumiyet ve saf niyet anlamlarında kullanılan, pozitif çağrışımlara sahip bir sıfattır.

Make “pure” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

The water in the stream looked pure.adjective

Deredeki su saf görünüyordu.

Many people like pure honey on their bread.adjective

Birçok insan ekmeklerinin üzerinde saf balı sever.

Bees make pure honey in the hive.adjective

Arılar kovanda saf bal yapar.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).