verb

restrain

alıkoymak

To hold back or control someone or something from acting freely.

Anlam(lar)

  1. Dizginlemek, kontrol altında tutmak: Birinin davranışlarını, duygularını ya da tepkilerini aşırıya kaçmadan yönetmesini sağlamak.
    • Örn. öfkesini/dürtülerini kontrol etmek.
  2. Alıkoymak, engellemek, hareketini kısıtlamak: Bir kişiyi ya da şeyi fiziksel olarak veya kurallarla sınırlamak, durmasını sağlamak.
    • Örn. birini tutmak, bir eylemi/planı engellemek.
  3. Sınırlamak (büyüme/ilerleme/etkiyi): Bir şeyin artmasını, yayılmasını veya gelişmesini kısıtlamak.
    • Örn. harcamaları, enflasyonu, şiddeti azaltmaya yönelik önlem.

Kelime yapısı (parts)

  • re-: geri / tekrar (bazı kelimelerde güçlendirici veya yön belirten önek)
  • strain: germek, zorlamak, baskı uygulamak
    Bu birleşimle “baskılayarak/çekip tutarak kontrol altına almak” anlamı oluşur.

İngilizce eş anlamlılar (synonyms)

  • (kontrol etme anlamında) control, curb, check, suppress, contain, hold back
  • (engelleme/kısıtlama anlamında) restrict, limit, constrain, hinder, prevent, stop
  • (fiziksel alıkoyma anlamında) hold, detain, confine

İngilizce zıt anlamlılar (antonyms)

  • (serbest bırakma anlamında) release, free, let go
  • (izin verme/engeli kaldırma anlamında) allow, permit, enable, encourage
  • (kısıtlamayı kaldırma anlamında) unrestrain, loosen

Make “restrain” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

They tried to restrain the dog from jumping.verb

Köpeği zıplamaktan alıkoymaya çalıştılar.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).