other

run into

karşılaşmak · rastlamak

To meet someone by chance, or to hit something by accident.

"Run into" ifadesi İngilizcede birden fazla anlama sahiptir ve genellikle iki temel şekilde kullanılır:

1. Karşılaşmak, rastlamak

Bir yere veya birine beklenmedik ya da plansız olarak rastlamak anlamında kullanılır.

  • Örnek: I ran into an old friend at the supermarket.
    (Süpermarkette eski bir arkadaşıma rastladım.)

Parçaları:

  • Run (koşmak/fırlamak) ile into (içe, içine doğru) kelimelerinin birleşimi. Burada "run into" ifadesi bir karşılaşmayı ifade eder.

  • Eşanlamlılar: meet by chance, bump into, come across

  • Zıt anlamlılar: avoid, stay away from

2. Çarpmak, bir şeye çarpmak

Fiziksel olarak bir nesneye veya arabaya çarpmak anlamında kullanılır.

  • Örnek: He ran into a tree while driving too fast.
    (Çok hızlı sürerken ağaca çarptı.)

Özet:

AnlamAçıklamaÖrnek
1. Karşılaşmak, rastlamakBeklenmedik bir şekilde buluşmakI ran into my teacher yesterday.
2. ÇarpmakFiziksel olarak bir nesneye çarpmakThe car ran into the wall.

Bu ifade günlük hayatta oldukça sık kullanılır ve bağlama göre anlamı değişir.

Make “run into” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

We might run into her at the park.other

Onunla parkta karşılaşabiliriz.

She hopes to run into old friends someday.other

Bir gün eski arkadaşlarına rastlamayı umuyor.

Maybe you will run into your teacher at the park.other

Belki parkta öğretmenine rastlarsın.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).