nounverb

slope

yokuş · yamaç · eğilmek

A surface that is not flat but rises or falls at an angle.

Slope kelimesinin Türkçe açıklaması ve detayları:

Anlamı:

  1. Eğim: Yeryüzündeki bir yüzeyin veya hattın yatay düzleme göre ne kadar eğimli olduğunu ifade eder. Örneğin, bir tepenin, yolun ya da bir çatının eğimi.
  2. Matematikte eğim katsayısı: Bir doğru üzerindeki birim uzunlukta düşey yönde değişen miktar. Başka bir deyişle, doğrusal bir fonksiyonun değişim oranı.

Parçalar:

  • İngilizce slope kelimesi tek bir kelime olup, ayrı bir parçası yoktur.

Eşanlamlıları (Synonyms):

  • Eğim (tur.) → incline, gradient, slant, tilt
  • Matematiksel anlamda → gradient, steepness

Karşıt anlamlar (Antonyms):

  • Flatness (düzlük, yataylık)
  • Düz (plain, level)

Kullanım örnekleri:

  • The slope of the hill is very steep. (Tepenin eğimi çok dik.)
  • Calculate the slope of the line on the graph. (Grafikteki doğrunun eğimini hesapla.)

Özet:

SLOPE, genellikle bir yüzeyin eğim derecesini ya da bir doğrunun matematikteki eğimini belirtir. Günlük dilde, tepelerin, yamaçların eğimi anlamında, matematikte ise bir doğrunun değişim oranı anlamında kullanılır.

Make “slope” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

The ball rolled down the slope.noun

Top yokuş aşağı yuvarlandı.

Large rocks rested gently on the grassy slope.noun

Büyük kayalar çimenli yamaç üzerinde nazikçe duruyordu.

Hikers stopped to rest on a steep slope before climbing higher.noun

Yürüyüşçüler daha yükseğe tırmanmadan önce dik bir yamaçta dinlenmek için durdular.

The path sloped gently towards the little lake.verb

Yol küçük göle doğru hafifçe eğimlendi.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).