adjectiveverbverb

state

eyalet

A group of people living in a specific area with their own government and laws.

Tanım ve anlam

state kelimesi, bağlama göre isim veya fiil olarak kullanılır.

1. İsim: durum, hâl, vaziyet

Bir kişinin, nesnenin veya olayın içinde bulunduğu koşulu ifade eder.

  • The house is in a poor state.
    Evin durumu kötü.
  • The patient is in a stable state.
    Hastanın durumu stabil.

Bu anlamda state, genellikle fiziksel, duygusal veya genel bir durumu belirtir.

2. İsim: devlet, eyalet

Siyasi açıdan örgütlenmiş ülke veya federal bir ülkenin yönetim birimi anlamına gelir.

  • The state provides free education.
    Devlet ücretsiz eğitim sağlar.
  • California is a state in the United States.
    California, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bir eyalettir.

Bu anlamda baş harfi büyük yazıldığında, yani State, belirli bir devlete veya resmî kuruma gönderme yapabilir.

3. Fiil: belirtmek, ifade etmek, açıklamak

Bir düşünceyi, bilgiyi veya durumu açıkça söylemek anlamında kullanılır.

  • She stated her opinion clearly.
    Fikrini açıkça belirtti.
  • The report states that the system is safe.
    Rapor, sistemin güvenli olduğunu belirtiyor.

state, sıradan “söylemek” anlamındaki say kelimesinden daha resmî ve kesin bir tınıya sahiptir.

4. Fiil: resmî olarak bildirmek

Bir gerçeği veya konumu resmî, açık ve düzenli biçimde açıklamak için kullanılır.

  • The company stated that it would reduce prices.
    Şirket fiyatları düşüreceğini açıkladı.

5. Bilimsel ve teknik anlam: hâl, durum

Bir sistemin belirli bir andaki koşullarını ifade eder.

  • Water can exist in three states: solid, liquid, and gas.
    Su üç hâlde bulunabilir: katı, sıvı ve gaz.

Buradaki state, condition veya form anlamlarına yakın olabilir.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

state hem sayılabilen hem sayılamayan isim, hem de düzenli bir fiil olarak kullanılabilir.

İsim olarak

  • Tekil: state
  • Çoğul: states

“Durum” anlamında genellikle a state of + isim yapısı kullanılır:

  • a state of confusion
    kafa karışıklığı hâli
  • a state of emergency
    olağanüstü hâl
  • a state of peace
    barış durumu

Fiil biçimleri:

Sıfat biçimleri:

  • stated : belirtilen, ifade edilen
  • stately : görkemli, heybetli

Kelime, Latince status “durum, konum” kelimesinden gelir. Bu kelime de Latince stare “durmak” fiiliyle ilişkilidir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

“Durum” anlamındaki eş anlamlılar

  • condition : Bir şeyin fiziksel veya genel durumu; özellikle sağlık ve kalite bağlamlarında yaygındır.
  • situation : Bir kişinin veya olayın içinde bulunduğu koşullar bütünü; olayın bağlamını vurgular.
  • circumstance : Bir olayı etkileyen koşul veya şart; çoğunlukla çoğul kullanılır.
  • status : Bir kişinin ya da şeyin mevcut konumu, statüsü veya resmî durumu.
  • condition kelimesi fiziksel nitelik ve sağlık için, situation ise olayın veya koşulların bağlamı için daha uygundur. state, bu kelimelere göre daha genel bir “hâl” anlamı taşır.

“Belirtmek” anlamındaki eş anlamlılar

  • say : Genel ve günlük “söylemek” fiilidir.
  • declare : Resmî veya güçlü biçimde ilan etmek anlamı taşır.
  • express : Bir düşünceyi, duyguyu veya görüşü ifade etmeyi vurgular.
  • specify : Ayrıntılı ve kesin biçimde belirtmek anlamına gelir.
  • claim : Bir şeyi doğru olduğunu ileri sürmek anlamındadır; doğruluğu kesin olmayabilir.

state, özellikle resmî, açık ve doğrudan açıklamalarda kullanılır.

Zıt anlamlılar

“Durum” anlamındaki state için her bağlamda tek ve doğrudan bir zıt anlamlı yoktur. Bağlama göre şu kelimeler karşıt anlam oluşturabilir:

  • change : Sabit bir durumun karşıtı olarak değişim.
  • instability : Kararlılık veya istikrarın karşıtı.
  • disorder : Düzenli veya normal bir durumun karşıtı.

“Belirtmek” anlamındaki state için:

  • conceal : Gizlemek.
  • withhold : Bilgiyi vermemek veya saklamak.
  • deny : Bir iddiayı veya bilgiyi reddetmek.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • state of mind : Zihinsel veya duygusal durum
  • state of health : Sağlık durumu
  • state of emergency : Olağanüstü hâl
  • state of affairs : Mevcut durum, işlerlerin gidişatı
  • solid state : Katı hâl
  • state-owned : Devlete ait
  • state secret : Devlet sırrı
  • state clearly : Açıkça belirtmek
  • state that : … olduğunu belirtmek
  • in a state of shock : Şok hâlinde olmak

Make “state” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Texas is a large state.adjective

Teksas büyük bir eyalettir.

Florida is a southern state.adjective

Florida güneyde bir eyalettir.

California is a state in the USA.verb

Kaliforniya, ABD'de bir eyalettir.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).