nounnoun

suspension

askıya alma

This is when something is stopped or held in the air for a period of time, or when someone is not allowed to take part in an activity for a while.

1) Askıya alma / geçici durdurma

Bir faaliyet, hak, kural, hizmet ya da kişinin görev/üyelik gibi bir durumunun geçici olarak durdurulması anlamına gelir.

  • Örnek bağlamlar: school suspension (okuldan geçici uzaklaştırma), suspension of service (hizmetin askıya alınması), suspension of a license (lisansın geçici iptali/askıya alınması)

Parçaları (morfoloji)

  • suspend (askıya almak, geçici olarak durdurmak) + -sion (isim yapan ek; eylem/sonuç bildirir)

İngilizce eş anlamlılar (synonyms)

  • temporary halt, pause, stoppage, freeze, deferment (bağlama göre), postponement (bazı kullanımlarda)

İngilizce zıt anlamlılar (antonyms)

  • resumption (yeniden başlatma), continuation (devam), reinstitution (yeniden yürürlüğe koyma), reinstatement (göreve/hakka iade)

2) Asılı olma durumu / havada durma

Bir şeyin asılı kalması veya bir parçacığın/sıvı içindeki maddelerin dağılmış halde askıda bulunması anlamına gelir.

  • Kimya/teknik: a suspension of particles in water (suda parçacıkların süspansiyonu)

İngilizce eş anlamlılar

  • hanging, suspending, suspended state, (kimyada) dispersion

İngilizce zıt anlamlılar

  • (asılı olmanın tersi olarak) resting, settling (özellikle parçacıkların dibe çökmesi)

3) Araç süspansiyonu (mekanik sistem)

Araçlarda tekerleklerle şasi arasındaki, darbeleri emen ve yol tutuşu sağlayan sistemin adıdır.

  • Örnek: car suspension, suspension system

İngilizce eş anlamlılar

  • suspension system, (parça odaklı) shock absorption system

İngilizce zıt anlamlılar

  • Bu teknik anlamda doğrudan, yerleşik tek kelimelik bir zıt anlam her zaman kullanılmaz (bağlama göre “rigid mounting” gibi karşıt sistemler söylenebilir).

4) Belirsizlik/merak içinde bekleme (edebî/soyut)

Bir olayın sonucunu bilmeden bekleyiş, merakta bırakma anlamına gelebilir.

  • Örnek: to keep someone in suspense (birini merakta bırakmak)

İngilizce eş anlamlılar

  • uncertainty, anticipation, suspense

İngilizce zıt anlamlılar

  • certainty, clarity, resolution

Make “suspension” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

His disbelief led to a suspension of judgement.noun

Onun inançsızlığı, yargının askıya alınmasına yol açtı.

The suspension of the meeting caused some confusion among the team.noun

Toplantının askıya alınması ekip arasında bazı karışıklıklara neden oldu.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).