nounverb
temper
öfke · dengelemek
The way someone usually feels or reacts, especially when they get angry or upset.
Tanım ve anlam
Temper, bağlama göre isim veya fiil olarak kullanılan bir İngilizce kelimedir.
İsim olarak:
- Mizaç, huy, karakter: Bir kişinin genel davranış ve duygu eğilimleri. Örneğin sakin bir mizacı anlatabilir.
- Öfke, sinir: Özellikle kişinin öfke hâli. Bu anlamı çoğunlukla belirli kalıplarda görülür.
- Metal veya camın dayanıklılık ve sertlik derecesi: Malzemenin ısıtılıp soğutulmasıyla elde edilen özellik.
Fiil olarak:
- Yatıştırmak, hafifletmek, ölçülü hâle getirmek: Bir duygunun veya durumun şiddetini azaltmak.
- Bir şeyi başka bir özellikle dengelemek: Örneğin eleştiriyi övgüyle yumuşatmak.
- Metali ısıl işlemden geçirmek: Metalin sertliğini ve dayanıklılığını ayarlamak.
- Birine ya da bir şeye alıştırmak: Eski veya edebî kullanımlarda, bir kişiyi zorluklara alıştırmak anlamına gelebilir.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
- İsim olarak sayılabilir veya bağlama göre sayılamaz kullanılabilir: kişinin mizacından söz ederken genellikle sayılabilir; öfke ya da malzeme özelliklerinden söz ederken çoğunlukla sayılamazdır.
- Fiil olarak genellikle nesne alan bir fiildir; yani yatıştırılan veya işlenen şey çoğu zaman doğrudan belirtilir. Geçmiş zaman ve üçüncü tekil şahıs biçimleri tempered ve tempers şeklindedir.
- Latince temperare (“karıştırmak, ölçülü hâle getirmek, dengelemek”) fiilinden gelir. Kelimenin “ılımlılaştırmak” ve “dayanıklılığını ayarlamak” anlamları bu kökle ilişkilidir.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Eş anlamlılar:
- disposition : Kişinin genel mizacını anlatır; öfkeden çok kalıcı karakter özelliklerini vurgular.
- mood : Daha geçici bir ruh hâlidir; temper ise kişinin genel mizacını veya öfkesini de anlatabilir.
- anger : Öfke anlamında temper ile örtüşür, ancak doğrudan öfke duygusunu ifade eder.
- moderate : Fiil olarak “ılımlılaştırmak” anlamındadır; temper gibi şiddeti azaltabilir, fakat malzemeye ısıl işlem uygulama anlamını taşımaz.
- anneal : Camı veya metali ısıtarak işleme anlamında kullanılır; temper ile teknik bağlamda kesişebilir, ancak uygulanan işlem ve elde edilen sonuç malzemeye göre farklılaşır.
Zıt anlamlılar:
- aggravate : Bir durumu yatıştırmak yerine kötüleştirmek veya şiddetini artırmak anlamında, fiil olarak temper ile zıtlaşır.
- intensify : Bir şeyi hafifletmek yerine yoğunlaştırmak veya güçlendirmek anlamına gelir.
- calmness : Öfke anlamındaki temper’ın karşıtıdır; sakinlik ifade eder.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
- lose one’s temper : Öfkelenmek, öfkesini kaybetmek.
- keep one’s temper : Sakin kalmak, öfkesini kontrol etmek.
- short temper : Çabuk öfkelenen mizaç; kolayca sinirlenme eğilimi.
- temper criticism with praise : Eleştiriyi övgüyle yumuşatmak veya dengelemek.
- tempered glass : Isıl işlemle dayanıklılığı artırılmış cam.
Make “temper” part of your vocabulary.
Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
He struggled to control his temper.noun
Öfkesini kontrol etmekte zorlandı.
She tried to temper her excitement with patience.verb
O, heyecanını sabırla dengelemeye çalıştı.
Keep exploring English
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad