nounadjectiveadverb

thick

kalın · yoğun

Having a large distance between two opposite sides or surfaces.

Tanım ve Anlam

  • Yoğunluk veya Boyut: Bir nesnenin iki zıt yüzeyi arasındaki mesafenin fazla olması durumu; kalın. Örneğin, kalın bir kitap veya kalın bir duvar.
  • Kıvam: Akışkan olmayan, yoğun veya koyu kıvamlı maddeler. Örneğin, koyu bir çorba veya yoğun bir boya.
  • Sıklık: Birbirine çok yakın veya sıkışık olan nesneler. Örneğin, sık bir orman veya gür saçlar.
  • Mecazi Anlam: Anlama yeteneği zayıf veya kafası ağır çalışan kişiler için kullanılır (argo/hakaret içeren bir kullanım olabilir).

Dilbilgisi ve Kelime Kökeni

"Thick" kelimesi, Eski İngilizce dönemindeki thicce kelimesinden türetilmiştir. Germen kökenli bir kelime olup, Proto-Cermen dilindeki thikkuz sözcüğüne dayanır. Sıfat olarak kullanılır ancak bazı durumlarda zarf (adverb) görevinde de ("to run thick") görülebilir.

Eş Anlamlılar ve Zıt Anlamlılar

  • Eş Anlamlılar:

    • Dense thick
    • Chunky thick
    • Viscous thick
    • Broad thick
  • Zıt Anlamlılar:

    • Thin thick
    • Slim thick
    • Sparse thick
    • Watery thick

Make “thick” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

A notebook on the table looks thick.adjective

Masanın üzerindeki defter kalın görünüyor.

The fog is very thick this morning.adjective

Bu sabah sis çok yoğun.

He wore a thick jacket in winter.adjective

Kışın kalın bir ceket giydi.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).