nounverb

trace

iz

A very small amount of something, or a mark or sign showing that something was present or happened.

Trace kelimesi İngilizce’de birkaç farklı anlama sahip olan bir kelimedir. Türkçede en yaygın anlamlarıyla şu şekilde açıklanabilir:

Anlamları:

  1. İz, işaret, belirti
    Bir şeyin varlığını veya geçtiğini gösteren yıkıntı, işaret, küçük parça veya kalıntı demektir.
    Örnek: "They found traces of ancient pottery."
    Türkçesi: "Eski çömlek parçalarının izlerini buldular."

    • Synonyms: işaret, iz, belirtiler, kalıntı, kırıntı
    • Antonyms: yokluk, kaybolma
  2. Çizmek, izlemek, takip etmek
    Bir yolu veya şekli çizmek, takip etmek anlamında da kullanılır. Örneğin, bir harita üzerinde iz sürmek veya izini takip etmek.
    Örnek: "He traced the route on the map."
    Türkçesi: "Harita üzerinde rotayı çizdi."

    • Synonyms: çizmek, izlemek, takip etmek
    • Antonyms: silmek, karalamak (zıt anlamda)
  3. Bilgisayarda izlemek (teknik anlam)
    Program hata ayıklamada kodun nasıl çalıştığını veya hangi adımlardan geçtiğini görmek amacıyla işlemleri kaydetmek.

Kelimenin yapısı:

  • İngilizce "trace", Latin kökenli bir kelimedir ve "İz sürmek" anlamına gelir.
  • Aynı zamanda hem isim (İZ) hem de fiil (İZİNİ SÜRMEK, ÇİZMEK) olarak kullanılabilir.

Özet:
"Trace" kelimesi temel olarak iz, işaret, kalıntı anlamında kullanılırken diğer anlamlarında bir şeyin yolunu çıkartmak veya bir nesneyi takip etmek anlamına gelir. Teknolojik bağlamda ise "izlemek, takip etmek" faaliyetini ifade eder. Türkçede kullanımda yaptığı işe göre farklı karşılıklar almakla birlikte, genellikle “iz” veya “iz sürmek” olarak çevrilebilir.

Make “trace” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

There wasn't a trace of evidence left at the scene.noun

Olay yerinde bir iz bile kalmamıştı.

They found no trace of her in the city.noun

Şehirde ondan hiçbir iz bulamadılar.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).