nounnounverb

work

çalışmak

An activity people do to earn money or achieve a goal, often as a job.

1) İsim olarak anlamı

  • İş, çalışma, emek: Bir şeyi üretmek veya bir hedefe ulaşmak için harcanan fiziksel ya da zihinsel çaba.
    • hard work = sıkı/yoğun çalışma
  • İş/meslek (iş yeri bağlamında): Birinin yaptığı iş veya çalıştığı yer.
    • go to work = işe gitmek
  • Eser/ürün: Ortaya konan çalışma sonucu oluşan ürün (sanat eseri, yazı, proje vb.).
    • a work of art = bir sanat eseri
  • İşleyiş/işlev: Bir sistemin ya da düzenin nasıl işlediği.
    • the inner workings (yakın anlam) = iç işleyiş

2) Fiil olarak anlamı

  • Çalışmak: İş yapmak; emek harcamak; bir işte istihdam edilmek.
    • She works in a bank. = Bankada çalışır.
  • Bir şeyin işlemesi/çalışması: Makine, yöntem veya planın doğru şekilde işlev görmesi.
    • The phone doesn’t work. = Telefon çalışmıyor.
  • Üzerinde çalışmak / geliştirmek: Bir konuyu ilerletmek, düzeltmek.
    • work on a project = bir proje üzerinde çalışmak
  • İşe yaramak / sonuç vermek: Bir yöntemin beklenen etkiyi göstermesi.
    • This idea works. = Bu fikir işe yarıyor.

Kelimenin parçaları (parts)

  • Tek kök: work
  • Yaygın türevler:
    • worker (isim) = işçi, çalışan
    • working (sıfat/isim) = çalışan; çalışma (örn. working hours)
    • workable (sıfat) = uygulanabilir, işe yarar
    • workplace (isim) = iş yeri
    • workload (isim) = iş yükü
    • overwork (fiil/isim) = fazla çalıştırmak; aşırı çalışma

İngilizce eş anlamlılar (synonyms)

İsim (iş/çalışma) için

  • labor, effort, toil, employment, job, task

Fiil (çalışmak/işlemek) için

  • function (işlemek), operate (çalıştırmak/işlemek), run (makine/sistem çalışmak), do (iş yapmak), toil (zahmetle çalışmak)

İngilizce zıt anlamlılar (antonyms) (uygulanabildiği yerde)

Fiil “çalışmak” anlamında

  • rest, relax, idle

Fiil “işlemek” anlamında

  • fail, malfunction, break down

Make “work” part of your vocabulary.

Build your English vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

She will work late tonight.verb

Bu gece geç saatlere kadar çalışacak.

He needs to work today.verb

O, bugün çalışmak zorunda.

Keep exploring English

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).