English–Turkish dictionary
Browse English words
#WordTranslation
601releaseçıkarmak · salmak602modernmodern603maleerkek604countyilçe605growthbüyüme606degree (title)diploma607degree (unit)derece608provisionerzak · temin609comparekarşılaştırmak610defencesavunma611limitsınır612manageyönetmek613stylestil614behaviourdavranış615exerciseegzersiz616milemil617obtainalmak · edinmek · elde etmek618hallkoridor619taskgörev620collegeüniversite621middleorta622meansaraç · imkân · yol623thankteşekkür etmek624sciencebilim625announceduyurmak · ilan etmek626skillbeceri627happymutlu628userkullanıcı629travelseyahat etmek630race (competition)yarış631ladyhanım632longeruzun633investmentyatırım634respectsaygı635trustgüven · güvenmek636savebiriktirmek · kaydetmek637characterkarakter638dogköpek639economyekonomi640primeasal · astarlamak · mükemmel641horseat642dependbağımlı olmak · bağlamak · bağlı olmak643gainedinmek · kazanç · kazanmak644mentionbahsetmek645treatısmarlamak646maintainkorumak · sürdürmek647normalnormal648check (money)çek649coldsoğuk650crossgeçmekExplore English top lists
Top 1,000 wordsTop 100 nounsTop 100 verbsTop 100 adjectivesBuild your English vocabulary with Vocabuo.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad