verb
assurer
sağlamak
C’est faire en sorte que quelque chose soit sûr ou protégé, ou donner une garantie que tout ira bien.
1) Anlamı (Türkçe)
Assurer fiili temel olarak “güvence altına almak / sağlamak / garanti etmek” anlamlarına gelir. Bağlama göre birkaç yaygın kullanım alanı vardır:
- Güvence vermek, temin etmek
- Birine bir şeyin doğru olduğunu veya olacağını kesin bir dille söylemek, içini rahatlatmak.
- Türkçe: temin etmek, güvence vermek, garanti etmek
- Sağlamak, güvence altına almak
- Bir sonucun gerçekleşmesini sağlamak ya da bir şeyi riske karşı güvence altına almak.
- Türkçe: sağlamak, garanti altına almak, güvence altına almak
- Sigortalamak
- Sigorta bağlamında: bir kişiyi/şeyi sigorta ettirmek.
- Türkçe: sigortalamak
- (Daha az resmî) Üstlenmek / yerine getirmek (bir görevi, rolü)
- Türkçe: üstlenmek, yürütmek
2) Yapısı / Parçaları
- assur-: “emin, güvenli” fikrini taşıyan kök (Fransızca sûr = “emin, güvenli” ile ilişkilidir).
- -er: 1. grup fiil mastar eki (düzenli fiil yapısı).
3) Fransızca Eş Anlamlılar (synonymes)
Anlama göre değişir:
“Güvence vermek / temin etmek”
- rassurer (özellikle “içini rahatlatmak”)
- affirmer (iddia etmek, kesin dille söylemek)
- certifier (tasdik etmek, doğrulamak)
- garantir (garanti etmek)
“Sağlamak / temin etmek”
- assurer bu anlamda zaten çok yaygındır
- garantir
- veiller à (… olmasına dikkat etmek, sağlamak)
- pourvoir à (ihtiyacını karşılamak)
“Sigortalamak”
- assurer (en temel kullanım)
- garantir (sigorta dışı “garanti” anlamında da kullanılır; her zaman tam karşılık değildir)
4) Fransızca Zıt Anlamlılar (antonymes)
Bağlama göre:
“Güvence vermek / garanti etmek” karşıtı
- inquiéter (endişelendirmek; rassurer’ın zıddı gibi düşünülebilir)
- douter (şüphe etmek; “emin olmak/temin etmek” fikrine karşıt)
- contredire (yalanlamak, aksini söylemek)
“Sağlamak” karşıtı
- empêcher (engellemek)
- compromettre (tehlikeye atmak, riske sokmak)
“Sigortalamak” karşıtı
- Doğrudan tek bir fiil her bağlamda “zıt” sayılmaz; ancak “sigortalamamak” fikri için ne pas assurer kullanılır.
5) Not: En sık görülen kalıplar
- assurer quelqu’un que…: “birine … olduğunu/olacağını temin etmek”
- assurer quelque chose: “bir şeyi sağlamak / garanti etmek”
- assurer une voiture / une maison: “araba/ev sigortalamak”
- assurer un rôle / une fonction: “bir rolü/görevi üstlenmek, yürütmek”
Make “assurer” part of your vocabulary.
Build your French vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Elle veut assurer le succès de ce projet.verb
O, bu projenin başarısını sağlamak istiyor.
Keep exploring French
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad