verb

atteindre

ulaşmak

Arriver à un but ou à un endroit après un effort ou un déplacement.

1) Anlam(lar)ı (Türkçe)

atteindre, temel olarak “bir şeye ulaşmak/erişmek” anlamına gelir ve bağlama göre birkaç yaygın kullanım alanı vardır:

  1. Fiziksel olarak ulaşmak, varmak
  • Bir yere, bir nesneye ya da bir kişiye erişmek.
  • Örn. atteindre le sommet → zirveye ulaşmak.
  1. Bir hedefe / seviyeye erişmek (soyut)
  • Yaş, sayı, derece, hız, sonuç gibi bir “düzeye” gelmek.
  • Örn. atteindre 18 ans → 18 yaşına basmak; atteindre un objectif → bir hedefe ulaşmak.
  1. Birine ulaşmak (iletişim)
  • Telefonla, mesajla, bir yolla bir kişiye erişebilmek.
  • Örn. atteindre quelqu’un par téléphone → birine telefonla ulaşmak.
  1. Etkilemek, zarar vermek, dokunmak (mecaz/olumsuz)
  • Bir şeyi/kişiyi “vurmak, etkilemek, zarar vermek” (hastalık, kriz, saldırı vb.).
  • Örn. être atteint d’une maladie → bir hastalığa yakalanmış olmak.
  1. Yetişmek, yakalamak
  • Birini geriden gelip yakalamak.
  • Örn. atteindre un coureur → bir koşucuyu yakalamak.

2) Yapısı / Parçaları

  • Kök: atteign- (çekimlerde görülür: j’atteins, nous atteignons, j’atteignais vb.)
  • Mastar eki: -dre
  • Fiil, çok sık kullanılan ve çekimi düzensizlikler gösteren bir fiildir (özellikle yazım/ünsüz değişimleri).

3) Fransızca eş anlamlılar (synonymes)

Bağlama göre:

  • “Ulaşmak/erişmek”: parvenir à, arriver à, accéder à, rejoindre (bir yere/kişiye katılmak-ulaşmak)
  • “Hedefe varmak”: réaliser (hedef/iş gerçekleştirmek), accomplir
  • “Yakalamak”: rattraper
  • “Etkilemek/zarar vermek”: toucher, affecter, frapper (daha güçlü/sert etki)

4) Fransızca zıt anlamlılar (antonymes)

Bağlama göre:

  • “Ulaşmak” ↔ manquer (kaçırmak), ne pas atteindre (ulaşamamak)
  • “Varıp erişmek” ↔ échouer (à) (başaramamak), renoncer (à) (vazgeçmek)
  • “Yakalamak” ↔ distancer (arayı açmak, geride bırakmak)

5) Not: Yaygın kalıp

  • être atteint de + hastalık/durum → “-e yakalanmış olmak”
    (atteint de grippe = gribe yakalanmış)

Make “atteindre” part of your vocabulary.

Build your French vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Je veux atteindre le sommet.verb

Zirveye ulaşmak istiyorum.

Nous devons travailler dur pour atteindre notre objectif.verb

Hedefimize ulaşmak için çok çalışmalıyız.

Chacun peut atteindre ses objectifs avec un bon plan.verb

Herkes iyi bir planla hedeflerine ulaşabilir.

Keep exploring French

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).