empêcher
önlemek · engellemek
C’est faire en sorte que quelque chose ne se produise pas ou arrêter quelqu’un de faire une action.
Anlamı (Türkçe)
empêcher, bir şeyi engellemek, önüne geçmek, olmasına izin vermemek anlamına gelir. Bir eylemin gerçekleşmesini durdurmak ya da bir kişiyi bir şey yapmaktan alıkoymak için kullanılır.
- Bir olayı/eylemi engellemek: “Bir şeyin olmasını önlemek.”
- Bir kişiyi engellemek: “Birinin bir şey yapmasına mani olmak.”
Yapısı / Parçaları
- Kök: empêch-
- Mastar eki: -er (1. grup fiil)
- Tarihsel olarak Latince kökenli olup “ayak dolaştırmak / takılmasına sebep olmak” fikrinden “engellemek” anlamına evrilmiştir.
Kullanım notu
Sıklıkla şu yapılarla görülür:
- empêcher quelqu’un de + infinitif: “birini … yapmaktan alıkoymak/engellemek”
- empêcher que + subjonctif: “... olmasını engellemek” (daha resmî/edebî)
Fransızca eş anlamlılar (synonymes)
Bağlama göre:
- empêcher: entraver, gêner, freiner, bloquer, barrer (la route à)
- “Önlemek” anlamında: éviter, prévenir, interdire (yasaklama vurgusu daha güçlü)
Fransızca zıt anlamlılar (antonymes)
Bağlama göre:
- laisser (faire): izin vermek
- permettre: mümkün kılmak/izin vermek
- autoriser: yetki vererek izin vermek
- faciliter: kolaylaştırmak (engel koymanın karşıtı anlamında)
Make “empêcher” part of your vocabulary.
Build your French vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Il faut agir pour empêcher ce problème.verb
Bu sorunu önlemek için harekete geçmek gerekiyor.
Nous devons empêcher cette situation de se produire.verb
Bu durumun meydana gelmesini engellemeliyiz.
Le bruit m'empêche de dormir.verb
Gürültü, uyumamı engelliyor.
Elle a empêché son frère de partir.verb
O, erkek kardeşinin gitmesini engelledi.
Keep exploring French
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad