noun

la odeur

koku

C'est ce que l'on sent avec le nez, comme le parfum d'une fleur ou l'arôme d'un plat.

Anlamı

Odeur, Fransızcada “koku” demektir. Bir şeyin havaya yayılan ve burunla algılanan özelliğini ifade eder.

  • Genel kullanım: Bir nesnenin, maddenin veya ortamın kokusu.
    Ex.: l’odeur du café → kahvenin kokusu
  • Olumlu/olumsuz koku için kullanılabilir:
    • hoş koku (parfüm, çiçek vb.)
    • kötü koku (çöp, duman vb.)

Sözcüğün yapısı (parçaları)

  • odeur: kök hâliyle isimdir.
  • Aynı aileden bazı kelimeler:
    • odorant / odorante: kokulu, koku veren (sıfat)
    • inodore: kokusuz (sıfat)

Fransızca eş anlamlılar (synonymes)

Bağlama göre:

  • parfum: daha çok “hoş koku / parfüm kokusu”
  • senteur: koku (edebî/şiirsel veya “belirgin koku”)
  • effluve: havaya yayılan koku/dalga (çoğu zaman hafif, yayılıcı)
  • arôme: özellikle yiyecek–içecekte “aroma”
  • puanteur: “pis/kötü koku” anlamına kayar (daha olumsuz)

Fransızca zıt anlamlılar (antonymes)

  • absence d’odeur: kokunun olmaması
  • inodore (sıfat): kokusuz (odeur ile karşıt anlamda kullanılır)

Make “odeur” part of your vocabulary.

Build your French vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Cette odeur me rappelle mon enfance.noun

Bu koku bana çocukluğumu hatırlatıyor.

L'odeur du café me plaît beaucoup.noun

Kahvenin kokusu bana çok hoş geliyor.

Il y a une mauvaise odeur dans la cuisine.noun

Mutfakta kötü bir koku var.

Parfois, une odeur donne envie de sourire.noun

Bazen bir koku insanın gülümsemesini sağlar.

Keep exploring French

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).