verb

permettre

izin vermek

Donner la possibilité à quelqu’un de faire quelque chose.

1) Anlamı (Türkçe)

permettre, Türkçede temel olarak:

  • izin vermek, müsaade etmek
  • mümkün kılmak, olanak sağlamak anlamlarına gelir.

Örnek anlamlar:

  • Je te permets de sortir. → “Dışarı çıkmana izin veriyorum.”
  • Ce travail permet de gagner du temps. → “Bu iş zaman kazandırmayı mümkün kılar.”

2) Birden fazla anlamı

  1. İzin vermek / yetki vermek
    Birinin bir eylemi yapmasına onay vermek.
  2. Mümkün kılmak / olanak sağlamak
    Bir şeyin gerçekleşmesini sağlayan koşulu yaratmak.

3) Yapısı / Parçaları

  • Kök: permet-
  • Mastar eki: -tre (Fransızcada bazı fiillerde görülen mastar sonu)
  • Çekim ailesi:
    • je permets, tu permets, il/elle permet, nous permettons, vous permettez, ils/elles permettent
  • İsim türevleri (yakın):
    • permission (izin)
    • permis (izin belgesi/ehliyet; bağlama göre)

4) Fransızca eş anlamlılar (synonymes)

Bağlama göre:

  • autoriser (yetki vermek, izin vermek)
  • donner la permission (de) (izin vermek)
  • tolérer (tolere etmek, göz yummak)
  • laisser (birinin yapmasına izin vermek / bırakmak)
  • rendre possible (mümkün kılmak)
  • permettre à ≈ donner la possibilité à (olanak tanımak)

5) Fransızca zıt anlamlılar (antonymes)

Bağlama göre:

  • interdire (yasaklamak)
  • empêcher (engellemek)
  • refuser (reddetmek; izin vermeyi reddetmek anlamında)
  • proscrire (yasaklamak; daha resmî/sert)

6) Not (kullanım)

  • permettre de + infinitif: “...-meye izin vermek / ...-meyi mümkün kılmak”
  • permettre à quelqu’un de + infinitif: “birine ... yapmasına izin vermek / imkân tanımak”

Make “permettre” part of your vocabulary.

Build your French vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Il permet à ses enfants de sortir.verb

Çocuklarının dışarı çıkmasına izin veriyor.

Keep exploring French

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).