adjectiveverb

überfordert

bunalmak

Wenn eine Person zu viele Aufgaben oder Gefühle auf einmal hat und nicht mehr gut damit zurechtkommt.

Tanım ve anlam

überfordert, bir kişinin kendisinden beklenen talepleri, görevleri veya durumu karşılamakta zorlandığını anlatır. Türkçede bağlama göre zorlanmış, baş edemeyen, kapasitesinin üzerinde yük altında ya da bunalmış anlamına gelir.

Hem kişinin duygusal veya zihinsel olarak baş edememesini hem de iş ya da sorumluluk bakımından kapasitesinin aşılmasını ifade edebilir.

Dil bilgisi ve kelime kökeni

überfordert, überfordern fiilinin Partizip II biçimidir; sıfat olarak da kullanılır. Fiil, birinden kapasitesini aşan şeyler beklemek veya ona taşıyabileceğinden fazla yük vermek demektir.

Kelime, über (“aşırı, ötesinde”) ve fordern (“talep etmek, beklemek”) öğelerinden oluşur. Bu birleşim, “birinden aşırı taleplerde bulunmak” fikrini taşır.

Eş anlamlılar ve karşıt anlamlılar

  • überlastet : “Aşırı yük altında” demektir. Genellikle işlerin veya sorumlulukların fazlalığını vurgular; überfordert ise bunlarla baş edememe durumunu da belirtir.
  • überfordert sein : “Başa çıkamayacak durumda olmak” anlamında yakın bir ifadedir.
  • gestresst : “Stresli” demektir; stresin kaynağının kişinin kapasitesini aşan talepler olması şart değildir.
  • gewachsen sein : Bir görevin veya durumun üstesinden gelebilecek yeterlilikte olmayı anlatır; bu açıdan karşıt anlamlıdır.
  • unterfordert : Kişinin kapasitesinin altında görev veya sorumluluk verilmesini ifade eder; überfordert ile karşıtlık oluşturur.

Yaygın ifadeler ve kullanımlar

  • sich überfordert fühlen : Kendini bunalmış veya bir durumla baş edemeyecek durumda hissetmek.
  • mit etwas überfordert sein : Bir şey karşısında zorlanmak ya da onunla baş edememek.
  • jemanden überfordern : Birinden kapasitesini aşan taleplerde bulunmak veya ona fazla yük yüklemek.

Make “überfordert” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Sie fühlte sich überfordert und wusste nicht, was sie tun sollte.adjective

Kendini bunalmış hissediyordu ve ne yapması gerektiğini bilmiyordu.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).