abgrenzen
sınırlarını belirlemek · sınırlandırmak
Es bedeutet, eine klare Trennung zwischen zwei Dingen zu machen, damit man deutlich sieht, wo eines endet und das andere beginnt.
Tanım ve anlam
abgrenzen, bir şeyi başka bir şeyden sınırla ayırmak ya da iki şey arasındaki farkı belirginleştirmek anlamına gelir.
- Sınırlarını çizmek, ayırmak: Bir alanı veya bölgeyi çevresinden ayırmak.
Das Grundstück ist durch einen Zaun abgegrenzt. — Arsa bir çitle çevresinden ayrılmıştır. - Birbirinden ayırt etmek: Kavramlar, gruplar veya özellikler arasındaki farkı ortaya koymak.
Die beiden Begriffe lassen sich klar voneinander abgrenzen. — Bu iki kavram birbirinden açıkça ayırt edilebilir. - sich von etwas abgrenzen: Kendini bir şeyden veya bir gruptan farklılaştırmak; araya mesafe koymak.
Sie grenzt sich von dieser Gruppe ab. — Kendini bu gruptan ayrı tutuyor.
Dilbilgisi ve kelime kökeni
abgrenzen, ayrılabilen, düzenli bir fiildir. Temel biçimleri şöyledir:
- Präsens: er grenzt ab
- Präteritum: er grenzte ab
- Perfekt: er hat abgegrenzt
Fiil, ab ve grenzen parçalarından oluşur. Grenze “sınır” demektir; abgrenzen ise temel olarak “sınır koyarak ayırmak” fikrini taşır. sich von etwas abgrenzen yapısında kişi ya da grup, kendisini başka bir şeyden farklı veya ayrı konumlandırır.
Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar
Bağlama göre yakın anlamlıları:
- trennen — “ayırmak” anlamı geniştir; sınır çizme veya aradaki farkı belirleme anlamını her zaman taşımaz.
- unterscheiden — iki şey arasındaki farkı fark etmek ya da belirtmek demektir. Fiziksel sınır çizmek için genellikle kullanılmaz.
- absondern — bir şeyi ya da kişiyi gruptan ayırmak anlamındadır; daha çok yalıtma veya dışarıda bırakma çağrışımı taşır.
Bağlama göre karşıtları:
- verbinden — “bağlamak, birleştirmek”; ayırmanın karşıtıdır.
- vereinen — “bir araya getirmek, birleştirmek”; özellikle grupları veya unsurları ayrı tutmanın karşıtıdır.
Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri
Make “abgrenzen” part of your vocabulary.
Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.
Examples
Sie wollen das Gelände mit Zäunen abgrenzen.verb
Onlar arazinin sınırlarını çitlerle belirlemek istiyorlar.
Sie müssen das Gelände klar abgrenzen.verb
Araziyi açıkça sınırlandırmalısınız.
Keep exploring German
Learn words from the content you love.
Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).
Scan for iPhone & iPad