verb

anführen

yönetmek

Jemanden oder etwas an die erste Stelle setzen oder als Beispiel nennen.

Tanım ve anlam

anführen ayrılabilen bir fiildir ve bağlama göre birkaç temel anlama gelir:

  1. Bir gruba veya topluluğa liderlik etmek, başında bulunmak
    Bir kişiyi, grubu ya da ekibi yönetmek anlamında kullanılır.

    • Sie führt die Mannschaft an. — Takımın başında bulunuyor.
    • Er führte die Demonstranten an. — Göstericilere liderlik etti.
  2. Bir örnek, gerekçe veya kanıt olarak belirtmek; öne sürmek
    Bir düşünceyi desteklemek için bilgi, neden veya örnek sunmak anlamına gelir.

    • Er führte mehrere Gründe an. — Birkaç neden öne sürdü.
    • Als Beispiel führte sie Berlin an. — Örnek olarak Berlin’i belirtti.
  3. Birini kandırmak veya oyuna getirmek
    Özellikle günlük ve daha olumsuz bir kullanımda, bir kişiyi aldatmak anlamına gelebilir.

    • Er hat mich angeführt. — Beni kandırdı / oyuna getirdi.

Dilbilgisi ve kelime kökeni

  • Fiil türü: Ayrılabilen düzensiz fiil
  • Mastar: anführen
  • Şimdiki zaman 3. tekil kişi: er führt an
  • Präteritum: er führte an
  • Partizip II: angeführt
  • Yardımcı fiil: haben
    • Sie hat die Gruppe angeführt. — Gruba liderlik etti.

Fiil, an- ayrılabilen ön eki ile führen “yönetmek, götürmek, yönlendirmek” fiilinden oluşur. Kelimenin temelinde “bir şeyi veya birini önde götürmek” düşüncesi bulunur. Bu temel anlamdan “liderlik etmek” ve mecazî olarak “bir gerekçeyi öne sürmek” anlamları gelişmiştir.

Eş anlamlılar ve zıt anlamlılar

Eş anlamlılar

  • leiten — yönetmek, yönlendirmek. anführen ile “bir grubun başında olmak” anlamında benzerdir; leiten daha genel ve nötrdür.
  • führen — yönetmek, liderlik etmek. anführen, özellikle bir grubun veya ekibin önünde bulunma anlamını daha belirgin şekilde taşır.
  • kommandieren — komuta etmek. anführen liderliği genel olarak ifade ederken, kommandieren emir verme ve askerî otorite vurgusu taşır.
  • nennen — adını vermek, belirtmek. “Bir örnek veya gerekçe sunmak” anlamında anführen yerine kullanılabilir; ancak nennen yalnızca belirtme eylemini ifade eder, kanıt veya gerekçe olarak sunma vurgusu daha zayıftır.
  • anführen anlamında “kandırmak” için: täuschen , hintergehen
    täuschen genel olarak aldatmak demektir; hintergehen ise birinin güvenini kötüye kullanarak onu aldatma anlamı taşır.

Zıt anlamlılar

  • folgen — takip etmek, peşinden gitmek. anführen “önde olmak ve yönlendirmek” iken folgen “başkasının arkasından gitmek” anlamındadır.
  • gehorchen — itaat etmek. Liderlik eden kişiyle, onun emirlerine uyan kişi arasındaki karşıtlığı ifade eder.
  • zurücktreten — görevden çekilmek, liderliği bırakmak. anführen ile doğrudan sözlük karşıtı değildir; liderlik görevinden ayrılma durumunu ifade eder.
  • die Wahrheit sagen [?](vocabuo://word/die Wahrheit sagen) — doğruyu söylemek. “Kandırmak” anlamındaki anführen kullanımının bağlamsal karşıtıdır.

Yaygın ifadeler ve kelime birliktelikleri

  • eine Gruppe anführen — bir gruba liderlik etmek
  • eine Mannschaft anführen — bir takımın başında olmak
  • eine Demonstration anführen — bir gösteriye öncülük etmek
  • Gründe anführen — nedenler öne sürmek
  • Argumente anführen — argümanlar sunmak
  • ein Beispiel anführen — bir örnek vermek
  • Beweise anführen — kanıtlar göstermek / sunmak
  • jemanden anführen — birini kandırmak veya oyuna getirmek
  • als Beispiel anführen — örnek olarak belirtmek
  • unter anderem anführen — diğer şeylerin yanı sıra belirtmek

Make “anführen” part of your vocabulary.

Build your German vocabulary with flashcards, audio and spaced repetition.

Examples

Er führt das Team als Kapitän an.verb

O, takımı kaptan olarak yönetiyor.

Keep exploring German

Learn words from the content you love.

Add words from websites, books and videos, then remember them with spaced repetition (SRS).